Venezuela’nın geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez, Perşembe günü yaptığı açıklamada, ülkede meydana gelen iki büyük depremin yol açtığı yıkıma hükümetin çok yavaş tepki verdiği yönündeki suçlamaları reddetti. Depremlerde 2.000’den fazla kişinin hayatını kaybettiği ve binlerce kişinin kayıp olduğu bildirilirken, resmi kurtarma çalışmalarına yönelik eleştiriler günlerdir sürüyor. Rodriguez, “Hükümet olarak tüm imkânlarımızı seferber ettik. Ancak bu büyüklükte bir felaketle başa çıkmak zaman alır” dedi.
Depremlerin ardından kaos ve kayıplar
Ülkenin kuzey ve orta bölgelerini vuran 7,1 ve 6,8 büyüklüğündeki depremler, başta başkent Caracas olmak üzere birçok şehirde binaları yerle bir etti. Enkaz altında kalanlar için kurtarma ekipleri yoğun çaba sarf ederken, sağlık ve yardım malzemelerinin yetersizliği dikkat çekiyor. Yerel kaynaklara göre, depremlerin ardından enkaz altından çıkarılan yaralı sayısı 5.000’i geçerken, kayıp sayısının 10.000’e yaklaştığı tahmin ediliyor. Depremlerin merkez üssü olan kırsal bölgelerde ise ulaşımın kesilmesi nedeniyle yardım ulaştırmakta güçlük yaşanıyor. Sivil toplum örgütleri, hükümetin müdahalesini yetersiz bulurken, gönüllü ekipler kendi imkânlarıyla arama-kurtarma çalışmalarına katılıyor.
Bölgesel ve küresel boyutta dayanışma çağrıları
Venezuela’daki deprem felaketi, bölge ülkeleri arasında dayanışma çağrılarını da beraberinde getirdi. Brezilya, Kolombiya ve Meksika gibi ülkeler, arama-kurtarma ekipleri ve insani yardım göndermeyi teklif etti. Ancak Venezuela hükümeti, uluslararası yardım tekliflerini değerlendirirken “egemenlik haklarına saygı” vurgusu yapıyor. Birleşmiş Milletler ise bölgeye acil yardım fonu tahsis ettiğini duyurdu. Depremlerin büyüklüğü ve yıkımın kapsamı, felaket yönetiminin ötesinde, ülkenin altyapı ve kurumsal kapasitesinin sınırlarını da gözler önüne serdi. Ekonomik kriz ve siyasi istikrarsızlıkla mücadele eden Venezuela’nın bu tür bir felaketle başa çıkma kabiliyeti uzmanlar tarafından sorgulanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Venezuela'daki deprem felaketi, Türkiye için doğrudan bir dış politika meselesi olmasa da, büyük ölçekli afet yönetimi konusunda önemli dersler barındırıyor. Türkiye de deprem kuşağında yer alan bir ülke olarak, Venezuela’daki kurtarma çalışmalarının aksamasına yol açan altyapı ve lojistik eksikliklerini yakından izlemelidir. Ayrıca Venezuela hükümetinin uluslararası yardıma kapalı tutumu, afet diplomasisinin sınırlarını göstermesi açısından dikkat çekicidir. Türkiye’nin kendi afet müdahale mekanizmalarını güçlendirmesi ve uluslararası işbirliğini artırması için bu tür felaketler önemli birer uyarı niteliği taşımaktadır. Bölgesel olarak ise, Latin Amerika’daki bu büyük felaket, küresel insani yardım zincirlerinin ne kadar hızlı harekete geçebileceğine dair bir sınav olarak değerlendirilebilir.