ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Cumartesi günü yaptığı açıklamada, İran'dan Kuveyt ve Bahreyn'e yönelik yedi balistik füze fırlatıldığını duyurdu. Açıklamaya göre, ABD füze savunma sistemleri bu füzelerden altısını başarıyla imha ederken, bir füzenin hedefini bulamadan düştüğü bildirildi. İran Devrim Muhafızları ise yayımladığı bir mesajda, 'Basra Körfezi'ndeki düşman üslerini' hedef aldıklarını belirterek saldırıyı üstlendi. Olay, bölgede son haftalarda artan gerilimin yeni bir boyut kazandığını gösteriyor. Saldırının, ABD'nin İran'a yönelik yeni yaptırım kararları ve İsrail'in Suriye'deki İran hedeflerine düzenlediği hava saldırılarına bir misilleme olduğu değerlendiriliyor.
Saldırının Arka Planı ve ABD'nin Müdahalesi
Saldırı, yerel saatle sabah erken saatlerde gerçekleşti. CENTCOM'un verdiği bilgiye göre, füzeler İran'ın güneybatısındaki fırlatma rampalarından ateşlendi ve Kuveyt ile Bahreyn'deki ABD askeri üslerini hedef aldı. Kuveyt'teki Camp Arifjan ve Ali el-Salim Hava Üssü ile Bahreyn'deki ABD Donanması Beşinci Filo Karargahı'nın bulunduğu bölgelere yönelen füzelerin altısı, Patriot ve Aegis savunma sistemleri tarafından imha edildi. Bölge sakinleri, ardı ardına patlama sesleri duyduklarını bildirdi. Herhangi bir can kaybı yaşanmadığı belirtilirken, Kuveyt ve Bahreyn yönetimleri olağanüstü güvenlik önlemleri aldı. İran Devrim Muhafızları, yaptıkları yazılı açıklamada, 'Siyonist rejimin ve ABD'nin bölgedeki varlığına karşı meşru müdafaa hakkımızı kullandık' ifadelerine yer verdi.
Uzmanlar, bu saldırının Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerini hedef alan en büyük füze saldırılarından biri olduğuna dikkat çekiyor. İran'ın daha önce Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'ne yönelik insansız hava aracı ve füze saldırıları düzenlediği biliniyor. Ancak bu kez hedefin ABD askeri üslerine odaklanması, Tahran yönetiminin doğrudan bir askeri angajmandan kaçınmadığını gösteriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu saldırı, ABD-İran arasındaki doğrudan askeri gerilimin bir kez daha tırmanmasına neden oldu. ABD Başkanı yaptığı kısa açıklamada, 'İran'ın bu saldırganlığının karşılıksız kalmayacağını' söylerken, Pentagon ek savunma sistemlerinin bölgeye konuşlandırılacağını duyurdu. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi acil toplantıya çağrıldı. Öte yandan Rusya ve Çin, taraflara itidal çağrısı yaptı. Avrupa Birliği Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, 'Bölgenin bir ateş çemberine dönüşmesine izin vermemeliyiz' dedi.
Saldırı, küresel enerji piyasalarını da hareketlendirdi. Brent petrol fiyatı yüzde 4 artışla 95 doların üzerine çıktı. Körfez ülkeleri, Hürmüz Boğazı'nın güvenliğini tehdit eden bu tür saldırıların dünya ekonomisini olumsuz etkileyeceği uyarısında bulundu. Analistler, İran'ın balistik füze programının bölge ülkeleri için büyük bir tehdit oluşturduğunu vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye için doğrudan bir askeri tehdit oluşturmasa da, bölgesel istikrarsızlık Türkiye'nin güvenlik ve enerji çıkarlarını yakından ilgilendiriyor. Körfez'de artan gerilim, Türkiye'nin enerji ithalatı üzerinde baskı yaratabilir; ayrıca Irak ve Suriye'deki İran destekli grupların olası misillemeleri Türkiye sınırında yeni krizlere yol açabilir. Türkiye, ABD ve İran arasında arabuluculuk potansiyeline sahip bir aktör olarak, bu gerilimin bölgeye yayılmasını engellemek için diplomatik girişimlerde bulunabilir. Şu ana kadar resmi bir açıklama yapılmamış olsa da, Türk Dışişleri'nden itidal çağrısı bekleniyor.