İran ile İsrail arasında tırmanan kriz, uluslararası turizmde beklenmedik bir dönüşüme yol açtı. Seyahat acentelerinden alınan verilere göre, Doğu Akdeniz ülkelerine yönelik rezervasyonlar, son bir ayda yüzde 30'a varan oranlarda arttı. Özellikle Türkiye, Yunanistan ve Mısır kıyıları, çatışma bölgesine uzaklığı ve güvenli algısı sayesinde ‘kaçış rotası’ haline geldi. Tur operatörleri, İran'ın İsrail'e yönelik füze saldırılarının ardından tatil planlarını değiştiren binlerce tatilcinin, Doğu Akdeniz'in güney sahillerine yöneldiğini belirtiyor.
Krizden kaçış: Güvenli liman Doğu Akdeniz
Holidu ve Skyscanner gibi platformlardan alınan erken uyarı verileri, Mayıs ayı başından itibaren ‘Doğu Akdeniz tatili’ aramalarının yüzde 45 arttığını gösteriyor. En büyük sıçrama, İran'ın İsrail'e yönelik insansız hava aracı ve füze saldırılarının hemen ardından yaşandı. Turistler, Orta Doğu'daki gerginliğin yanı sıra, İsrail-Lübnan sınırındaki çatışmaların genişleme ihtimalini de hesaba katarak planlarını revize etti.
Uzmanlar, bu eğilimin yaz sezonu boyunca devam edeceğini öngörüyor. ‘Çatışmaya yakın ama tam ortasında olmayan’ destinasyonlar, tercih edilirliğini artırıyor. Özellikle İsrail'e sınırı olmayan ve doğrudan füze tehdidi altında bulunmayan Doğu Akdeniz ülkeleri, ‘güvenli bölge’ ilan ediliyor. Turistik işletmeler, rezervasyon iptallerine karşı esnek iptal politikaları sunarak bu talebi karşılamaya çalışıyor.
Yunanistan Turizm Bakanı, ülkedeki doluluk oranlarının mayıs ayı itibarıyla yüzde 85'e ulaştığını ve bunun büyük ölçüde ‘yön değiştiren’ turistlerden kaynaklandığını belirtti. Mısır'da ise Kızıldeniz kıyılarındaki otellerde yüzde 20'lik bir talep artışı gözlemleniyor. Türkiye'de ise Antalya ve Muğla, en hızlı büyüyen varış noktaları arasında.
Bölgesel ve küresel boyut: Turizmde yeniden kırılma
Ortadoğu'daki jeopolitik gerilim, küresel turizm akışlarını yeniden şekillendiriyor. Pandemi sonrası toparlanmaya çalışan havayolları ve turizm sektörü, bir kez daha belirsizlikle karşı karşıya. Uzun mesafeli uçuşların rotaları değişiyor; havayolları, İran hava sahasından kaçınmak için alternatif güzergahlar belirliyor. Bu durum yakıt maliyetlerini ve uçuş sürelerini artırırken, bazı bölgelere erişimi zorlaştırıyor.
Öte yandan, İran krizinden etkilenen ülkelerin (İsrail, Lübnan, Ürdün) turizm gelirleri ciddi darbe aldı. Bu ülkelerde konaklama iptalleri yüzde 60'ı bulurken, birçok otel sezonu erken kapatmak zorunda kaldı. Dünya Turizm Örgütü, bölgedeki çatışmaların 2024 yılı için küresel turizm büyümesini en az 0.5 puan aşağı çekebileceğini tahmin ediyor.
Akdeniz'in batı kıyıları (İspanya, İtalya, Fransa) da bu akıştan payını alıyor. Ancak Doğu Akdeniz'in egzotik cazibesi, kültürel zenginliği ve daha uygun fiyatları, özellikle Avrupa pazarında Doğu'yu öne çıkarıyor. Seyahat acenteleri, ‘Doğu Akdeniz’in yeni ‘güvenli egzotik’ konseptiyle pazarlanmaya başladığını belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran-İsrail gerginliğinden en olumlu etkilenen ülkelerden biri oldu. Güvenli liman algısı, Türkiye'nin turizm gelirlerini artırırken, Orta Doğu'dan gelen talep kaybını da kısmen telafi ediyor. Ancak bu durum Türkiye'nin bölgedeki jeopolitik konumunu da hatırlatıyor. Olası bir sıcak çatışmada Türkiye'nin doğrudan etkilenme riski bulunuyor. Ankara, şu ana kadar çatışmalara doğrudan müdahil olmamakla birlikte, gerginliğin tırmanması halinde hem güvenlik hem de turizm sektöründe kayıplar yaşayabilir. Kısa vadeli kazançlar, uzun vadeli istikrarı garanti etmiyor.