İranlı kaynaklar, ABD'nin geçtiğimiz günlerde düzenlediği hava saldırılarının sivil altyapıyı hedef aldığını ve can kaybına yol açtığını öne sürüyor. İran sosyal medya hesapları ve yerel kaynaklar, saldırılarda enerji tesisleri, su şebekeleri ve ulaşım hatlarının vurulduğunu belirtiyor. ABD yönetimi ise saldırıların İran'ın nükleer programına yönelik olduğunu ve sivil hedeflerin kasıtlı olarak vurulmadığını savunuyor. Henüz bağımsız kaynaklarca doğrulanmayan iddialar, bölgede tansiyonun yükselmesine neden oldu.
Gelişmenin arka planı
ABD'nin İran'a yönelik askeri operasyonları, Tahran'ın nükleer anlaşmaya ilişkin tutumunun sertleşmesi ve bölgedeki vekil güçlerin faaliyetleri nedeniyle son haftalarda yoğunlaştı. Beyaz Saray, İran'ın uranyum zenginleştirme çalışmalarını durdurması ve milis gruplarına verdiği desteği kesmesi için baskıyı artırıyor. 2025 yılının başından bu yana ABD, İran'a bağlı olduğu düşünülen hedeflere yönelik en az beş hava saldırısı düzenledi. Ancak İranlı yetkililer, bu saldırıların sivil halkı hedef aldığını ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu ileri sürüyor.
İran medyasına göre, en son saldırıda Batı İran'daki bir enerji santrali ve iki su arıtma tesisi vuruldu. Bölgeden gelen görüntülerde, tesislerde büyük hasar olduğu ve arama kurtarma çalışmalarının sürdüğü görülüyor. İran Sağlık Bakanlığı'na yakın kaynaklar, saldırılarda en az 12 sivilin hayatını kaybettiğini, 30'dan fazla kişinin yaralandığını iddia ediyor. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ise sivil kayıplara ilişkin iddiaları reddederek, operasyonların hassas güdümlü mühimmatlarla askeri hedeflere yönelik olduğunu belirtiyor.
Bölgesel veya küresel boyut
İran'ın sivil altyapı vurgusu, ABD'ye karşı uluslararası kamuoyunda propaganda savaşının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Tahran yönetimi, BM ve İslam İşbirliği Teşkilatı nezdinde girişimlerde bulunarak ABD'yi savaş suçu işlemekle suçlamayı planlıyor. Öte yandan İsrail ve Suudi Arabistan, ABD'nin İran'a yönelik askeri baskısını desteklerken, Rusya ve Çin, Washington'u tek taraflı eylemleri nedeniyle eleştiriyor.
Analistlere göre, sivil altyapının vurulduğu iddiaları doğrulanırsa ABD'nin bölgedeki itibarı zedelenebilir ve İran'ın vekil güçler aracılığıyla misilleme yapma olasılığı artar. Irak, Suriye ve Yemen'deki İran destekli grupların ABD üslerine saldırıları yoğunlaştırması bekleniyor. Ayrıca, bu gelişmelerin İran nükleer müzakerelerini olumsuz etkilemesi ve Tahran'ın müzakere masasından çekilmesine yol açması olasılığı bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile sınır komşusu olması ve iki ülke arasındaki enerji ticareti nedeniyle doğrudan etkilenecek ülkelerin başında geliyor. İran'da sivil altyapının vurulması, Türkiye'nin enerji ithalatında aksamalara ve İran'daki istikrarsızlığın sınıra sıçramasına neden olabilir. Ankara, ABD-İran gerginliğinde arabuluculuk rolü üstlenmeye çalışsa da, taraflar arasındaki askeri tırmanış Türkiye'nin bölgesel güvenliğini tehdit ediyor. Ayrıca, Irak ve Suriye'deki İran yanlısı grupların olası misillemeleri, Türkiye'nin bu ülkelerdeki askeri varlığını da hedef alabilir. Türkiye'nin bu krizde diplomatik girişimlerini hızlandırması ve sivil kayıpların önlenmesi için uluslararası platformlarda çağrıda bulunması bekleniyor.