İran ve İsrail, nükleer müzakereleri ve bölgesel istikrarı tehdit eden karşılıklı saldırılara son verme konusunda anlaştı. American Enterprise Institute (AEI) Kıdemli Misafir Araştırmacısı Heather Conley, Bloomberg'e yaptığı değerlendirmede, iki ülke arasındaki son tırmanmanın yanı sıra Ukrayna savaşındaki gelişmeleri de ele aldı. Conley, Ukrayna'nın askeri başarılarına rağmen, Putin'in savaşı büyük bir bedelle sürdürmeyi beklediğini ifade etti. Bu gelişmeler, küresel enerji piyasaları ve tedarik zincirleri üzerinde önemli etkiler yaratabilecek potansiyele sahip.
Gelişmenin Arka Planı
İran ve İsrail arasındaki gerilim, son haftalarda karşılıklı saldırılarla yeni bir zirveye ulaştı. İran'ın nükleer programına ilişkin müzakerelerde ilerleme kaydedilmeye çalışılırken, bu saldırılar görüşmeleri baltalama riski taşıyordu. Analistler, iki ülkenin de savaştan kaçınmak istediğini ancak caydırıcılık için güç gösterisine ihtiyaç duyduğunu belirtiyor.
Conley, Ukrayna cephesinde ise Kiev'in son karşı taarruzlarla önemli toprak kazanımları elde ettiğini ancak Moskova'nın savaşı sürdürme kararlılığının kırılmadığını vurguladı. Putin'in Ukrayna'yı yıpratma stratejisi çerçevesinde sivil altyapıya yönelik saldırıları yoğunlaştırdığına dikkat çekti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İran-İsrail anlaşması, sadece ikili ilişkileri değil, aynı zamanda ABD'nin öncülük ettiği nükleer müzakereleri de doğrudan etkiliyor. Taraflar arasındaki düşmanlık, müzakerelerde güven ortamını zedelerken, bu taahhüt diplomatik çabaların önünü açabilir. Öte yandan Ukrayna savaşı, küresel enerji krizini derinleştiriyor ve gıda güvenliğini tehdit ediyor. Avrupa'nın Rus gazına bağımlılığı ve tahıl koridoru anlaşmasının geleceği, dünya ekonomisi için kritik önem taşıyor.
Conley, Ukrayna'nın Batılı müttefiklerinin desteğinin devam etmesi halinde, savaşın 2023 yılında da sürebileceğini tahmin ediyor. Ancak Rusya'nın mobilizasyon ve askeri sanayi yatırımlarıyla uzun vadeli bir çatışmaya hazırlandığına işaret ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, hem İran'la komşuluk ilişkileri hem de Ukrayna savaşında arabulucu rolü nedeniyle bu gelişmelerden doğrudan etkileniyor. İran-İsrail geriliminin azalması, Türkiye'nin enerji koridoru projeleri ve Suriye'deki dengeler açısından olumlu olabilir. Ukrayna savaşında ise Türkiye'nin Montrö Boğazlar Sözleşmesi kapsamındaki tutumu ve tahıl koridoru anlaşmasındaki kilit rolü devam ediyor. Putin'in savaşı sürdürme iradesi, Karadeniz'deki güvenlik ortamını ve Türkiye'nin Rusya ile olan ticari ilişkilerini (enerji ve turizm) etkilemeye devam edecek. Ankara, çatışmaların bir an önce sona ermesi için diplomatik girişimlerini sürdürürken, NATO içindeki sorumlulukları ile Moskova ve Kiev arasındaki dengeyi korumak zorunda.