İran'ın, ABD'nin olası bir enerji altyapısı saldırısına karşılık olarak Yemen'deki Husilere Babülmendeb Boğazı'nı kapatma talimatı verdiği bildirildi. Kaynağa yakın bir yetkiliye göre, Yemen'de halihazırda bulunan İran Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) temsilcileri, boğazın ne zaman kapatılacağına karar verecek. Bu gelişme, Kızıldeniz'deki küresel ticaret yollarını tehdit ederken, bölgesel gerginliği tırmanma riski taşıyor.
Gelişmenin arka planı
İran, ABD'nin nükleer programı ve bölgesel faaliyetleri nedeniyle uzun süredir artan bir baskı altında. Son haftalarda ABD'li yetkililer, İran'ın enerji tesislerine yönelik potansiyel saldırıları içeren askeri seçenekleri değerlendirdiklerini ima etti. Buna karşılık Tahran, misilleme olarak Husiler aracılığıyla Babülmendeb Boğazı'nı kapatmayı planlıyor. Boğaz, dünya petrol ticaretinin yaklaşık %10'unun geçtiği stratejik bir geçiş noktası.
Kaynağa yakın yetkili, “IRGC'nin Yemen'deki varlığı uzun süredir devam ediyor. Husilere doğrudan irtibatlı olan bu birim, liderlikten gelen emir doğrultusunda hareket edecek” dedi. Husiler 2014'ten bu yana Yemen'de iç savaşı yürütürken, İran'ın askeri ve mali desteğiyle güçlenmişti. Babülmendeb Boğazı, Husilerin 2018'de Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarında kullandığı bir kaldıraç olarak biliniyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Babülmendeb Boğazı'nın kapatılması, küresel enerji piyasalarında şok etkisi yaratabilir. Petrol fiyatları hızla yükselirken, alternatif deniz yolları (Ümit Burnu) navlun maliyetlerini artıracak. Ayrıca, Kızıldeniz'deki ticaret gemilerinin güvenliği risk altına girecek. ABD ve müttefikleri, boğazın serbest geçişini sağlamak için askeri müdahale seçeneklerini değerlendirebilir.
Bölgesel olarak, Suudi Arabistan ve BAE gibi Körfez ülkeleri doğrudan etkilenecek. Suudi Arabistan, Yemen savaşında Husilere karşı mücadele ederken, boğazın kapatılması enerji ihracatını ciddi şekilde sekteye uğratabilir. Bu durum, İran ile Suudi Arabistan arasındaki gerginliği daha da artırabilir. Ayrıca Mısır, Süveyş Kanalı'ndan geçen ticaretin azalmasıyla ekonomik kayıp yaşayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye için hem ekonomik hem de güvenlik boyutuyla kritik. Türkiye, enerji ihtiyacının önemli bir kısmını ithal etmekte ve Kızıldeniz- Süveyş Kanalı rotası, bu ticaret için hayati öneme sahip. Boğazın kapatılması, Türkiye'ye petrol ve doğal gaz akışını kesintiye uğratarak enerji fiyatlarını yükseltebilir. Güvenlik açısından, Türkiye'nin Katar ve Somali gibi bölge ülkeleriyle ilişkileri ve Kızıldeniz'deki askeri varlığı (Somali'deki üs) göz önüne alındığında, Ankara'nın bu krizi yakından izlemesi gerekiyor. Ayrıca, Türkiye'nin İran ve Husilerle doğrudan bir çatışma riski olmasa da, gerginlik bölgesel istikrarsızlığı artırabilir.