İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Yemen'deki Husi hareketinin kendi eylemlerinden sorumlu olduğunu belirterek, Tahran'ın Husileri yönlendirdiği yönündeki iddialara dolaylı yanıt verdi. Pezeşkiyan'ın bu açıklaması, Kızıldeniz'de artan gerilim ve Husilerin ticari gemilere yönelik saldırıları bağlamında geldi.
İran'ın Bölgesel Stratejisi ve Husi İlişkileri
İran, uzun süredir Yemen'deki Husi hareketini siyasi ve askeri olarak desteklemekle suçlanıyor. Ancak Tahran, Husilerin bağımsız bir aktör olduğunu ve kararlarını kendi aldığını savunuyor. Pezeşkiyan'ın "Husiler kendi eylemlerinden sorumludur" sözü, bu pozisyonun son yansıması olarak değerlendiriliyor. İran, Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyona karşı savaşta Husilere silah ve finansal destek sağlamakla eleştiriliyor; fakat İran yönetimi bu suçlamaları reddediyor.
Pezеşkiyan'ın açıklaması, İran'ın yeni hükümetinin dış politikada daha ılımlı bir çizgi izleyeceği yönündeki beklentilerle uyumlu görünüyor. Cumhurbaşkanı, göreve geldiğinden bu yana Batı ile diyalog kapılarını aralamaya çalışıyor. Ancak Yemen dosyası, İran'ın bölgesel nüfuz mücadelesinde kritik bir başlık olmayı sürdürüyor.
Kızıldeniz'de Artan Gerilim ve Uluslararası Tepkiler
Husiler, Gazze'deki savaşa tepki olarak Kasım 2023'ten bu yana Kızıldeniz'de İsrail bağlantılı gemilere saldırılar düzenliyor. Bu saldırılar, küresel deniz ticaretini olumsuz etkiledi ve birçok ülke rotalarını değiştirmek zorunda kaldı. ABD ve İngiltere, Husi hedeflerine yönelik hava saldırıları düzenleyerek karşılık verdi. İran ise bu saldırıları kınadı ancak doğrudan müdahaleden kaçındı.
Pezеşkiyan'ın açıklaması, İran'ın Husilerle arasına mesafe koyma çabası olarak yorumlanabilir. Uzmanlar, İran'ın Kızıldeniz'deki istikrarsızlıktan doğrudan sorumlu tutulmak istemediğini belirtiyor. Öte yandan, Husilerin İran'a olan bağımlılığı, Tahran'ın etkisini tamamen reddetmesini zorlaştırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Kızıldeniz ve Yemen'deki istikrarsızlıktan doğrudan etkileniyor. Süveyş Kanalı üzerinden yapılan ticaret, Türkiye'nin Avrupa ve Asya ile bağlantısı için hayati önem taşıyor. Husi saldırıları nedeniyle artan navlun maliyetleri ve teslimat sürelerindeki uzama, Türk ihracatçısını zorluyor. Ayrıca Türkiye, bölgesel istikrarın sağlanması için İran ile diyalog kanallarını açık tutmayı ve Husilerin siyasi sürece dahil edilmesini savunuyor. Pezeşkiyan'ın açıklaması, İran'ın sorumluluktan kaçma çabası olarak görülse de, Türkiye için önemli olan Kızıldeniz'de güvenliğin bir an önce tesis edilmesi ve ticaret yollarının açılmasıdır.