İran yönetimi, ABD'nin bölgedeki askeri eylemlerine son vermediği sürece Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalacağını duyurdu. Bu açıklama, dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği stratejik su yolunda tırmanan gerilimin en son göstergesi olarak kayıtlara geçti. İranlı yetkililer, boğazın güvenliğini sağlamak için ellerinden geleni yapacaklarını ancak ABD'nin saldırgan politikalarına karşı da misilleme hakkını saklı tuttuklarını belirtti.
Gelişmenin arka planı
İran'ın bu sert çıkışı, son haftalarda artan ABD-İran geriliminin bir parçası olarak geliyor. ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarını sıkılaştırması ve bölgeye askeri takviye yapması, Tahran yönetimini köşeye sıkıştırmış durumda. İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun (DMO) son dönemde Basra Körfezi'nde gerçekleştirdiği tatbikatlar ve ABD savaş gemilerine yönelik tacizler, tansiyonun ne kadar yüksek olduğunu gözler önüne seriyor.
Orta Doğu Uzmanı Dr. Mehmet Yılmaz'a göre, İran'ın Hürmüz'ü kapatma tehdidi yeni değil; ancak bu kez daha ciddi bir tonla dile getiriliyor. "İran, ekonomik olarak zor durumda ve elindeki en güçlü kozu Hürmüz Boğazı'nı kullanarak uluslararası toplumu baskı altına almaya çalışıyor. Ancak bu, hem İran hem de bölge ülkeleri için son derece riskli bir oyun." değerlendirmesinde bulunuyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Hürmüz Boğazı'nın kapatılması, sadece bölgesel değil küresel bir enerji krizine yol açabilir. Boğazdan geçen petrol miktarı günlük yaklaşık 21 milyon varil; bu, dünya petrol tüketiminin yaklaşık %21'ine denk geliyor. Suudi Arabistan, Irak, Kuveyt ve BAE gibi ülkelerin ihracatının büyük bir kısmı bu güzergahı kullanıyor. Olası bir kapanma, petrol fiyatlarının rekor seviyelere çıkmasına ve küresel ekonomik durgunluğa neden olabilir.
ABD ise bu tehdide karşı askeri seçenekleri masada tuttuğunu açıkladı. Pentagon sözcüsü, "Boğazın uluslararası sular olarak açık kalması bizim için kırmızı çizgidir. Bu durumda gerekli tüm tedbirleri alacağız." ifadelerini kullandı. ABD'nin 5. Filosu, Bahreyn'deki üssünde konuşlu durumda ve bölgedeki gemilere eşlik etmek için hazır bekliyor.
Bölge ülkeleri ise bir yandan ABD'nin yanında yer alırken diğer yandan İran'la diyalog kanallarını açık tutmaya çalışıyor. Umman ve Katar'ın arabuluculuk girişimleri sürüyor. Çin ve Hindistan gibi enerji ithalatçısı ülkeler, durumdan endişeli ve tarafları itidal davet ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının önemli bir kısmını ithalatla karşılayan bir ülke olarak Hürmüz Boğazı'ndaki olası bir kapanmadan doğrudan etkilenecektir. Petrol fiyatlarındaki artış, cari açığı büyütecek ve enflasyonist baskıları artıracaktır. Ayrıca, Türkiye'nin Körfez ülkeleriyle artan ticaret hacmi de bu güzergaha bağımlıdır. Ankara, hem enerji arz güvenliğini korumak hem de bölgede istikrarı sağlamak için diplomatik girişimlerini sürdürmekte, taraflar arasında arabuluculuk rolü üstlenmeye çalışmaktadır.