İranlı bir milletvekili, dünyanın en stratejik deniz yollarından biri olan Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilerden 1,5 milyon ila 2 milyon dolar arasında değişen geçiş ücretleri alındığını söyledi. İran parlamentosunun Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi Muhsin Zengene, devlet televizyonunda yaptığı açıklamada, Tahran yönetiminin bu boğazdan geçen ticari gemilerden ve tankerlerden düzenli olarak ücret tahsil ettiğini belirtti. Zengene'nin ifadeleri, İran'ın uluslararası sularda egemenlik iddiasını ve bölgesel güç projeksiyonunu yansıtıyor.
Hürmüz Boğazı'nın stratejik önemi
Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi'ni Umman Denizi'ne ve Hint Okyanusu'na bağlayan dar bir su yoludur. Küresel petrol arzının yaklaşık %20'si bu boğazdan geçer. Suudi Arabistan, Irak, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar gibi büyük petrol ihracatçıları, ham petrol sevkiyatlarını bu rota üzerinden yapar. Ayrıca sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretinin de önemli bir kısmı Hürmüz Boğazı'ndan geçer. Bu nedenle boğazın kontrolü, küresel enerji güvenliği açısından hayati önem taşır.
İran, uluslararası hukuka göre kıyı devleti olarak boğazdan geçişi düzenleme hakkına sahip değildir. 1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'ne (UNCLOS) göre, uluslararası boğazlarda transit geçiş serbestisi esastır. İran bu sözleşmeyi imzalamış olsa da, zaman zaman geçişleri denetlemekte ve bazı durumlarda kısıtlamalar getirmektedir. Geçiş ücreti iddiası, İran'ın boğaz üzerinde fiili bir kontrol kurma çabası olarak yorumlanabilir.
Bölgesel ve küresel boyut
Zengene'nin açıklaması, İran'ın ekonomik krizle mücadele ettiği bir dönemde geldi. Ülke, ABD yaptırımları nedeniyle petrol ihracatını artırmakta zorlanırken, alternatif gelir kaynakları arayışında. Geçiş ücretleri, İran için önemli bir döviz girdisi sağlayabilir. Ancak bu uygulama, uluslararası toplumda tepki çekebilir. ABD ve müttefikleri, İran'ın boğazı askeri bir araç olarak kullanmasına karşı çıkıyor. Geçmişte İran, boğazı kapatma tehdidinde bulunmuş, bu da petrol fiyatlarında dalgalanmalara yol açmıştı.
Uzmanlar, İran'ın bu hamlesinin bölgesel gerilimleri tırmandırabileceği uyarısında bulunuyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi rakip ülkeler, İran'ın boğazdaki faaliyetlerini yakından izliyor. Ayrıca, küresel deniz ticaretinin akışını etkileme potansiyeli, uluslararası nakliye şirketlerini ve sigorta sektörünü endişelendiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının büyük bir kısmını ithal eden bir ülke olarak Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelerden doğrudan etkilenmektedir. İran'ın geçiş ücreti uygulaması, petrol fiyatlarını artırabilir ve Türkiye'nin enerji maliyetlerini yükseltebilir. Ayrıca, Türkiye'nin Rusya ve Azerbaycan dışındaki alternatif enerji kaynaklarına erişimi de bu boğaza bağımlıdır. Türk dış politikası, bölgede istikrarı savunurken, İran'ın tek taraflı eylemleri Ankara için endişe kaynağıdır. Türkiye, uluslararası deniz hukukuna saygı gösterilmesi ve boğazın serbest geçiş statüsünün korunması yönünde diplomatik girişimlerde bulunabilir.