İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Hürmüz Boğazı'ndan geçiş yapacak gemilere yönelik özel ücretlendirme planını duyurdu. Arakçi, Tahran'a dost ülkelerin bu uygulamadan muaf tutulacağını belirtirken, ABD ve müttefiklerinin ise yüksek tarifelerle karşılaşabileceğini ima etti. İran'ın bu hamlesi, küresel enerji ticaretinin yaklaşık %20'sinin geçtiği stratejik su yolunda yeni bir gerilim dalgası yaratabileceği gerekçesiyle Washington'dan derhal tepki çekti. Amerikan yönetimi, daha önce de benzer bir fikri reddettiğini açıklamıştı.
Gelişmenin arka planı: Hürmüz Boğazı'nın jeopolitik önemi
Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi'ni Umman Denizi'ne bağlayan ve dünya petrol arzının yaklaşık üçte birinin geçtiği kritik bir su yolu. İran, 1979 devriminden bu yana boğaz üzerinde egemenlik iddiasını sürdürüyor ve zaman zaman askeri tatbikatlarla bu iddiasını pekiştiriyor. Tahran'ın son önerisi, aslında 2018'de ABD'nin nükleer anlaşmadan çekilmesi ve İran'a yönelik yaptırımları yeniden uygulamaya başlamasının ardından gündeme gelen bir baskı aracı. İran yönetimi, dost ülkeleri (Çin, Rusya ve Suriye gibi) kayırırken, düşman olarak gördüğü ülkelere ise ekonomik yaptırım uygulamayı amaçlıyor. Bu politika, İran'ın kendi çıkarları doğrultusunda ticaret akışını yeniden şekillendirme girişimi olarak yorumlanıyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Enerji güvenliği tehdit altında
Hürmüz Boğazı'ndaki herhangi bir kesinti, küresel petrol fiyatlarında ani yükselişe yol açabilir. Suudi Arabistan, BAE ve Katar gibi büyük petrol ihracatçıları için hayati önem taşıyan bu geçiş, ABD ve Avrupa'nın enerji güvenliğini de doğrudan etkiliyor. İran'ın bu adımı, bölgede ABD deniz kuvvetleriyle bir çatışma riskini de beraberinde getiriyor. Uzmanlar, Tahran'ın bu hamlesinin aslında nükleer müzakerelerde elini güçlendirmek için bir pazarlık taktiği olduğunu belirtiyor. Rusya ve Çin ise İran'ın bu politikasına temkinli yaklaşıyor; çünkü Çin, enerji ithalatının büyük kısmını bu boğazdan yaparken, Moskova da kendi enerji ihracatı için alternatif rotalara yönelmiş durumda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Hürmüz Boğazı'nın kapanması veya geçiş ücretlerinin artması durumunda enerji maliyetlerinde ciddi artışla karşı karşıya kalabilir. Türkiye, petrol ve doğalgaz ithalatının önemli bir kısmını Basra Körfezi ülkelerinden sağlıyor; bu nedenle boğazın güvenliği Ankara için hayati. Ayrıca, İran ile dostane ilişkilerini sürdüren Türkiye, bu krizde dengeli bir pozisyon almak zorunda kalabilir. ABD'nin baskıları ve uluslararası deniz hukuku kuralları da Türk dış politikasının manevra alanını daraltıyor. Uz vadede, Türkiye'nin enerji rotalarını çeşitlendirme ihtiyacı bir kez daha gündeme geliyor.