İran Dışişleri Bakanlığı, Birleşik Krallık ve Fransa'nın Hürmüz Boğazı'na ilişkin ortak açıklamasını sert bir dille reddederek, bölge dışı güçlerin askeri varlığının bölgesel istikrara tehdit oluşturduğunu bildirdi. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Mehdi Seferi, yaptığı açıklamada "Hürmüz Boğazı, bölge dışı güçlerin askeri güç gösterisi yapacağı bir arena değildir" ifadelerini kullandı. Bu açıklama, Basra Körfezi'ndeki gerginliğin tırmandığı bir dönemde geldi.
Gelişmenin arka planı
İngiltere ve Fransa, geçtiğimiz hafta yayımladıkları ortak bildiride, Hürmüz Boğazı'nda seyir güvenliğinin sağlanması için uluslararası iş birliğinin önemine vurgu yapmıştı. İki ülke, bölgede askeri varlıklarını artırma niyetinde olduklarını sinyallemiş, bu durum İran'ın tepkisini çekmişti. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Abbas Musevi de daha önce yaptığı açıklamada, bölge dışı güçlerin varlığının "gereksiz ve kışkırtıcı" olduğunu belirtmişti.
Basra Körfezi'ndeki gerginlik, Birleşik Krallık donanmasına ait bir geminin İran Devrim Muhafızları tarafından alıkonulması ve ardından İran'a ait bir tankerin İngiliz Kraliyet Donanması tarafından durdurulmasıyla tırmanmıştı. İran, bu olayların ardından ABD öncülüğündeki bir deniz güvenliği koalisyonuna karşı çıktığını duyurmuştu.
Bölgesel ve küresel boyut
Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği stratejik bir su yolu olması nedeniyle küresel enerji güvenliği açısından kritik öneme sahip. İran, bu boğazın kontrolünü elinde tutarak uluslararası topluma karşı önemli bir koz elde ediyor. ABD ve müttefikleri, İran'ın boğazı kapatma tehditlerine karşı askeri varlıklarını artırırken, Tahran yönetimi bu durumu "bölgesel egemenliğine bir müdahale" olarak nitelendiriyor.
Uzmanlar, İran'ın bu açıklamalarının büyük ölçüde iç kamuoyuna yönelik olduğunu belirtiyor. Ülke, ABD yaptırımlarının ağır etkisi altında ekonomik zorluklarla mücadele ederken, milliyetçi söylemlerle rejime destek sağlanmaya çalışılıyor. Ayrıca İran, bölgedeki askeri gücünü koruyarak Suudi Arabistan ve İsrail gibi rakiplerine de gözdağı vermeyi hedefliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının önemli bir kısmını Basra Körfezi'nden ithal ettiği için Hürmüz Boğazı'ndaki gerginlik doğrudan ilgi alanına giriyor. Boğazın ticari gemi trafiğine kapatılması veya kısıtlanması, Türkiye'nin enerji maliyetlerini artırabilir ve ticaret hacmini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca Ankara, hem NATO üyesi hem de bölgesel bir güç olarak İran ile ABD arasındaki gerilimde denge politikası izlemek zorunda. Türkiye, İran'la iyi ilişkilerini sürdürürken, ABD ve Avrupa ile olan ittifak yükümlülüklerini de ihmal etmemeye çalışıyor. Bu durum, Türkiye'nin bölgede arabuluculuk rolü üstlenmesini gerektirebilir.