İran Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC), Salı günü Hürmüz Boğazı'nın girişinde ABD'ye ait insansız bir sualtı aracını (UUV) ele geçirdiğini duyurdu. İran devlet medyasına göre, IRGC Deniz Kuvvetleri, Basra Körfezi'nde devriye gezerken tespit ettiği aracın ABD donanmasına ait olduğunu belirledi. Olay, Tahran ile Washington arasında askeri gerilimin yüksek olduğu bir dönemde meydana geldi. ABD yetkilileri henüz konuya ilişkin resmi bir açıklama yapmadı.
Gelişmenin Arka Planı
Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği stratejik bir su yolu. İran, son yıllarda bölgede sık sık ABD insansız hava araçlarını (İHA) ve deniz araçlarını ele geçirmekle veya taciz etmekle suçlanıyor. Bu tür olaylar, 2019'da İran'ın ABD insansız hava aracını düşürmesi ve tanker saldırılarıyla daha da artmıştı. IRGC'nin açıklamasına göre, ele geçirilen sualtı aracı, denizaltı casusluğu veya mayın tespiti gibi görevler için kullanılıyor olabilir. İran, aracın 'düşman' unsuru tarafından bölgeye konuşlandırıldığını iddia etti.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), geçmişte İran'ın bu tür eylemlerini 'uluslararası hukuka aykırı' olarak nitelendirmiş ve bölgedeki unsurlarının güvenliğini sağlamak için gerekli adımları atacağını belirtmişti. Olay, İran'ın nükleer müzakerelerdeki tutumu ve bölgesel faaliyetleri nedeniyle zaten gergin olan ilişkileri daha da kötüleştirebilir. İran, Basra Körfezi'nde ABD'nin askeri varlığına karşı olduğunu sık sık dile getiriyor ve bölge dışı güçlerin çekilmesini talep ediyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hürmüz Boğazı, küresel enerji güvenliği açısından hayati önem taşıyor. İran'ın boğazı kapatma tehdidi, petrol fiyatlarında dalgalanmalara yol açabilir. Son olay, ABD ile İran arasındaki 'kayıp' veya 'ele geçirilen' insansız araçlar konusundaki karşılıklı suçlamaların bir yenisi. 2019'da İran, bir ABD İHA'sını düşürmüş, ABD ise İran'a yönelik siber saldırı düzenlemişti. 2021'de de İran, bir başka ABD insansız sualtı aracını ele geçirmişti. Bu tür olaylar, iki ülke arasında yanlış hesaplama riskini artırıyor.
Uzmanlar, İran'ın bu tür eylemlerle ABD'ye mesaj gönderdiğini ve bölgedeki askeri varlığını sorguladığını belirtiyor. ABD'nin olası yanıtı, bölgedeki askeri varlığını artırmak veya İran'a yönelik yeni yaptırımlar olabilir. Bu gelişme, İran'ın nükleer programına ilişkin müzakereleri de olumsuz etkileyebilir. Uluslararası toplum, taraflara itidal çağrısı yaparken, olayın detayları henüz netleşmiş değil.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Hürmüz Boğazı'ndaki istikrarsızlıktan doğrudan etkilenebilecek ülkeler arasında. Enerji ithalatının önemli bir kısmını Basra Körfezi üzerinden gerçekleştiren Türkiye, olası bir gerilim artışında petrol fiyatlarının yükselmesi ve tedarik zincirlerinde aksama riskiyle karşı karşıya. Ayrıca, Türkiye bölgede diplomatik dengeyi gözetiyor; bir yandan ABD ile NATO müttefiki, diğer yandan İran ile komşu ve ekonomik ortak. Bu tür olaylar, Türkiye'nin arabuluculuk rolünü zorlaştırabilir ve bölgesel güvenlik mimarisini olumsuz etkileyebilir. Türk dış politikası açısından, tansiyonun düşürülmesi ve diyalog kanallarının açık tutulması kritik önem taşıyor.