İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf başkanlığındaki üst düzey İran heyeti, ABD'li yetkililerle 18 saat süren yoğun müzakerelerin ardından bu sabah Tahran'a hareket etti. İran devlet medyasının aktardığına göre, heyet özellikle İslamabad Mutabakatı'nın uygulanmasına yönelik adımları arabulucular eşliğinde masaya yatırdı. Görüşmelerin detayları henüz resmi olarak açıklanmazken, diplomatik kaynaklar taraflar arasında "yapıcı bir diyalog" yaşandığını belirtiyor.
Görüşmenin arka planı ve tarafların pozisyonu
İslamabad Mutabakatı, İran ile Suudi Arabistan arasında Çin'in arabuluculuğunda 2023 yılında imzalanan ve iki ülke arasında yedi yıl aradan sonra diplomatik ilişkilerin yeniden tesisini öngören bir anlaşma. Ancak anlaşmanın pratikte uygulanması, özellikle Yemen ve Lübnan gibi bölgesel kriz noktalarında yaşanan gerginlikler nedeniyle sekteye uğramıştı. İran heyetinin görüşmelerde, Suudi Arabistan ile ilişkilerin normalleşmesi sürecinde ABD'nin garantör olarak devreye girmesini talep ettiği iddia ediliyor. ABD tarafı ise İran'ın nükleer programı ve bölgesel milis güçlerine verdiği destek konusunda somut adımlar beklendiğini vurguluyor.
Görüşmelere aracılık eden ülkenin Umman olduğu belirtiliyor. Umman, geçmişte de İran ile ABD arasında doğrudan diplomasi kanallarının açık kalmasını sağlayan bir köprü rolü oynamıştı. Görüşmelerin gizlilik perdesi arkasında yürütülmesi, tarafların henüz bir anlaşmaya varmadığı ancak sürecin devam ettiği şeklinde yorumlanıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişme, Orta Doğu'da son dönemde yaşanan diplomatik hareketliliğin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Suudi Arabistan ile İran arasındaki normalleşme süreci, bölgedeki diğer krizlere de olumlu yansıyabilecek bir potansiyele sahip. Ancak İsrail-Filistin çatışması ve Yemen'deki savaş, normalleşmenin önündeki en büyük engeller olarak duruyor.
ABD'nin İran ile doğrudan müzakerelere sıcak bakmadığı bilinirken, bu görüşmelerin dolaylı kanallardan yürütülmesi dikkat çekiyor. Öte yandan Çin'in Arabuluculuk rolü ve Rusya'nın bölgedeki etkisi, ABD'nin Orta Doğu'da yeniden denge arayışında olduğunu gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile 900 kilometrelik kara sınırına sahip olması ve bölgesel enerji koridorlarının kavşağında yer alması nedeniyle Tahran-Washington diyalogundan doğrudan etkileniyor. İran ile ABD arasındaki olası bir yakınlaşma, Türkiye’nin İran’a yönelik yaptırımlara uyum politikasını zorlaştırabilir. Ayrıca, İran’ın bölgesel nüfuzunun artması, Türkiye’nin Suriye ve Irak’taki askeri varlığına yeni dengeler getirebilir. Bu nedenle Ankara, süreci dikkatle izlemekte ve her iki tarafla da diplomatik temaslarını sürdürmektedir.