ABD ve müttefiklerinin İran'a yönelik artan askeri ve diplomatik baskısı, Orta Doğu'da yeni bir jeopolitik gerginlik dalgasını tetiklerken, petrol fiyatları yükselişe geçti ve küresel piyasalarda risk iştahı keskin şekilde azaldı. Bu gelişmelerin etkisiyle Asya borsalarının, Wall Street'teki satış dalgasını takip ederek güne düşüşle başlaması bekleniyor. Yatırımcılar, artan enerji maliyetlerinin enflasyonu yeniden alevlendireceği ve merkez bankalarını faiz artırımına zorlayacağı endişesiyle pozisyonlarını gözden geçiriyor.
Petrol Fiyatları ve Enflasyon Endişesi
İran'ın nükleer programı ve bölgedeki vekil güçleri aracılığıyla yürüttüğü faaliyetler nedeniyle ABD ve İsrail'in ortak bir askeri operasyon düzenleyebileceğine yönelik haberler, petrol piyasalarında arz kesintisi korkularını körükledi. Brent tipi ham petrolün varil fiyatı, son bir haftada yüzde 7'den fazla artarak 92 dolar seviyesine ulaştı. Batı Teksas tipi ham petrol (WTI) ise 88 doların üzerinde işlem görüyor. Enerji fiyatlarındaki bu yükseliş, küresel enflasyonun düşürülmesi için büyük çaba harcayan merkez bankalarını zor durumda bırakıyor. Özellikle ABD Merkez Bankası (Fed) ve Avrupa Merkez Bankası (ECB) yetkilileri, enerji maliyetlerindeki artışın faiz indirim beklentilerini geciktirebileceğini sinyalini verdi.
Petrol fiyatlarındaki yükselişin yanı sıra, Orta Doğu'daki gerginliklerin küresel tedarik zincirlerine olan etkisi de yakından izleniyor. Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol sevkiyatlarının aksaması ihtimali, Asya ekonomileri başta olmak üzere dünya genelinde enerji arz güvenliğine ilişkin kaygıları artırıyor. Uzmanlar, bölgede yaşanacak herhangi bir çatışmanın sadece enerji piyasalarını değil, küresel ticareti ve küresel ekonomik büyümeyi de olumsuz etkileyeceği uyarısında bulunuyor.
Küresel Piyasalarda Satış Dalgası
Wall Street'te dün kapanışta S&P 500 endeksi yüzde 1,2, Nasdaq Bileşik Endeksi ise yüzde 1,5 değer kaybetti. Bu satışların Asya'da da devam etmesi bekleniyor. Japonya'nın Nikkei 225 endeksi vadeli işlemleri yüzde 0,9, Avustralya'nın S&P/ASX 200 endeksi yüzde 0,6 düşüşle işlem görüyor. Hong Kong Hang Seng endeksi vadeli işlemleri ise yüzde 1,1 geriledi. Çin anakara borsalarının açılışta yatay seyretmesi beklenirken, Güney Kore'nin KOSPI endeksinin yüzde 1'in üzerinde düşüşle başlaması öngörülüyor.
Asya borsalarındaki düşüşte, Japonya Merkez Bankası'nın (BOJ) faiz politikasını normalleştireceğine yönelik beklentiler de etkili oluyor. BOJ'un önümüzdeki aylarda faiz artırımına gidebileceği ihtimali, yenin değer kazanmasına ve Japon ihracatçı şirketlerin hisselerinin değer kaybetmesine neden oluyor. Ayrıca, Çin ekonomisindeki yavaşlama işaretleri ve emlak sektöründeki sorunlar da Asya pazarındaki satış baskısını artıran faktörler arasında yer alıyor.
Avrupa borsalarının da güne düşüşle başlaması bekleniyor. Stoxx Europe 600 vadeli endeksi yüzde 0,7 artıda işlem görüyor. Yatırımcıların gözü, bugün açıklanacak olan Avro Bölgesi enflasyon verilerinde olacak. Beklentilerin üzerinde gelecek bir enflasyon verisi, Avrupa Merkez Bankası'nın faiz artırımlarına devam edeceği endişelerini güçlendirebilir.
Yatırımcılar Ne Yapıyor?
Artan jeopolitik riskler ve enflasyon endişeleri, yatırımcıları güvenli liman varlıklarına yöneltiyor. Altın fiyatları, yüzde 0,8 artışla ons başına 2.375 dolara yükseldi. ABD 10 yıllık tahvil getirileri ise yüzde 4,35 seviyesinde. Petrol fiyatlarındaki yükselişin devam etmesi halinde, hisse senedi piyasalarındaki düşüşün daha da derinleşebileceği belirtiliyor.
Öte yandan, gelişmekte olan ülke para birimleri de dolar karşısında değer kaybediyor. Dolar endeksi (DXY) 104,1 ile son 8 ayın en yüksek seviyesine yakın seyrediyor. Bu durum, gelişmekte olan ülkelerin ithalat maliyetlerini artırırken, dış borç yüklerini de büyütüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran kaynaklı gerginlik ve petrol fiyatlarındaki yükseliş, Türkiye ekonomisini doğrudan etkileyen bir tablo ortaya koyuyor. Türkiye, enerji ithalatında büyük ölçüde dışa bağımlı bir ülke olarak, petrol fiyatlarındaki her 10 dolarlık artışın cari açık üzerinde yaklaşık 5 milyar dolarlık bir maliyet yarattığını hesaplıyor. Petrol fiyatlarının 92 dolar seviyelerinde seyretmesi, Türkiye'nin enerji faturasını artırarak cari denge üzerinde baskı oluşturabilir. Ayrıca, Orta Doğu'daki istikrarsızlık, Türkiye'nin ticari ilişkilerini ve enerji koridorlarındaki rolünü etkileyebilir. Türkiye'nin bölgedeki diplomatik girişimleri ve enerji merkezi olma hedefi, bu tür jeopolitik risklere karşı daha dayanıklı bir ekonomik yapı oluşturmayı zorunlu kılıyor.