İran'a muhalif yayınlarıyla bilinen İran International televizyonunun muhabiri Pouria Zeraati'ye yönelik bıçaklı saldırı davasında karar çıktı. Londra'da geçen yıl Mart ayında evinin önünde üç bıçak darbesiyle yaralanan gazetecinin saldırısıyla ilgili iki sanık, İran devleti adına hareket ettikleri gerekçesiyle suçlu bulundu. İngiltere'deki yargılama, İran'ın muhalif gazetecilere yönelik uluslararası baskılarının bir yansıması olarak değerlendirildi.
Gelişmenin Arka Planı
İran International TV, Londra merkezli olarak Farsça yayın yapan ve İran hükümetini eleştiren bir medya kuruluşu. Kanal, özellikle 2022'deki Mahsa Amini protestoları sırasında geniş kitlelere ulaşmıştı. Pouria Zeraati, kanalın ekonomi muhabiri olarak çalışıyordu ve İran rejimine yönelik eleştirileriyle tanınıyordu.
Saldırı, Zeraati'nin Londra'nın güneybatısındaki evine yaklaşırken gerçekleşti. İki saldırgan, yüzlerini kapüşonlu montlarla gizleyerek gazeteciyi üç kez bıçakladı ve olay yerinden kaçtı. Zeraati ağır yaralandı ancak hastanede tedavi altına alınarak hayatta kaldı. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan iki şüpheli, yargılanmak üzere tutuklandı.
Mahkeme sürecinde savcılık, saldırının İran İstihbarat Bakanlığı'nın talimatıyla gerçekleştirildiğini öne sürdü. Sanıkların İran'da eğitim aldıkları ve saldırı öncesinde İranlı yetkililerle iletişim halinde oldukları belirtildi. Jüri, iki sanığı da 'muhalif bir gazeteciyi susturmak amacıyla planlı saldırı' suçundan suçlu buldu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu dava, İran'ın yurtdışındaki muhaliflere yönelik baskı politikasının bir parçası olarak görülüyor. Son yıllarda Avrupa ve Amerika'da İranlı muhalif gazetecilerin hedef alındığı çok sayıda saldırı ve kaçırma girişimi rapor edildi. İran hükümeti, muhalif medyayı 'terörist yapılar' olarak nitelendirerek bu tür eylemleri meşrulaştırmaya çalışıyor.
İngiltere Dışişleri Bakanlığı, kararın ardından yaptığı açıklamada İran'ı uluslararası hukuku ihlal etmekle suçladı ve yaptırım uygulamakla tehdit etti. ABD ve Avrupa Birliği de benzer endişeleri dile getirerek İran'a karşı diplomatik adımlar atılması çağrısında bulundu. Uzmanlar, bu tür saldırıların İran'ın iç ve dış muhalefeti sindirme stratejisinin bir parçası olduğunu vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran'la komşu olması nedeniyle Tahran'ın muhaliflere yönelik politikalarından doğrudan etkilenebilecek ülkelerden. İran'ın yurtdışında yürüttüğü baskı operasyonlarının sınırları aşması, Türkiye'de yaşayan İranlı muhaliflerin güvenliğini de riske atabilir. Ayrıca Türkiye, hem İran'la ticari ve diplomatik ilişkilerini sürdürürken hem de Batılı müttefikleriyle dayanışma içinde olmak zorunda. Bu tür olaylar, Ankara'nın Tahran'la dengeli ilişkiler kurma stratejisini zorlayabilir. Bölgesel istikrar açısından, İran'ın bu tür eylemleri, uluslararası toplumda daha fazla yaptırım ve izolasyona yol açarak Türkiye'nin enerji ve ticaret ortaklıklarını da dolaylı olarak etkileyebilir.