İran yönetimi, uluslararası arenada ülkenin imajını hedef alan eylemlerin spor müsabakalarını etkileyemeyeceği mesajını verdi. Dünya Kupası sırasında herhangi bir izinsiz sembol veya siyasi sloganın sahaya yansıması halinde maçların derhal durdurulacağı uyarısı yapan Tahran yönetimi, özellikle son aylarda yaygınlaşan protesto dalgasının spor organizasyonlarına sızmasını engellemeyi hedefliyor. İran İslam Cumhuriyeti’nin spor yetkilileri, FIFA ve ev sahibi ülke Katar nezdinde de girişimlerde bulunarak, milli takımın maçlarında güvenlik önlemlerinin artırılmasını talep etti. Bu karar, İran’da Mahsa Amini’nin ölümünün ardından başlayan ve “Kadın, Yaşam, Özgürlük” sloganıyla küreselleşen protesto hareketinin Dünya Kupası’na sıçramasını önlemeye yönelik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Protesto dalgası spor sahasına sıçrıyor
İran’da Eylül 2022’den bu yana devam eden kitlesel protestolar, rejim karşıtı sloganlar ve bayrakların uluslararası spor müsabakalarında da kullanılmasıyla yeni bir boyut kazandı. Özellikle Dünya Kupası gibi küresel bir platformda, İran bayrağının protestocular tarafından değiştirilmiş versiyonlarının açılması veya Mahsa Amini için slogan atılması ihtimali Tahran yönetimini harekete geçirdi. Daha önce İran milli takımının Dünya Kupası öncesi maçlarında bazı oyuncuların protestolara sessiz kalmayarak destek mesajı yayınlaması da yönetimin tedirginliğini artırdı. İran Yarı Askeri Gücü Basij’in gençlik kolları ve rejim yanlısı gruplar, maçlarda herhangi bir “sapma” yaşanmaması için stadyumlarda aktif görev alacak. Ayrıca İran’ın Katar Büyükelçiliği de taraftarların denetim altında tutulması için özel bir ekip kurduğunu duyurdu.
Katar ve FIFA’ya baskı artıyor
İran’ın bu hamlesi, uluslararası spor otoriteleri ile ev sahibi ülke Katar arasında da hassas bir denge kurulmasını gerektiriyor. FIFA, prensip olarak siyasi sembollerin ve sloganların stadyumlarda kullanılmasına izin vermiyor. Ancak İran yönetiminin “izinsiz bayrak ve slogan” tanımının geniş yorumlanması halinde, sıradan bir İran bayrağı dışındaki tüm sembollerin yasaklanması anlamına gelebileceği belirtiliyor. Katar’ın ise bu konuda İran’ın taleplerine ne ölçüde uyacağı merak ediliyor. Katar Dışişleri Bakanlığı, turnuva güvenliğiyle ilgili tüm ev sahibi ülkeler gibi kendi yasalarının uygulanacağını ancak İran’ın özel taleplerinin değerlendirileceğini açıkladı. ABD ve Avrupa ülkeleri ise İran’daki protestoların bastırılmasını kınarken, Dünya Kupası’nın bir protesto platformuna dönüşmemesi için tüm taraflara itidal çağrısı yapıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran’la iki ülke ilişkileri bağlamında bu gelişmeyi yakından izliyor. İran’daki protesto dalgası ve rejimin uluslararası alanda artan baskı altına girmesi, Türkiye-İran sınır güvenliği ve ticari ilişkilerini etkileyebilir. Dünya Kupası’nda yaşanabilecek bir kriz, bölgesel istikrarsızlığın spor alanına yansıması anlamına gelirken, Türkiye’nin İran’la doğal gaz ve enerji ticaretinde önemli bir ortak olması nedeniyle siyasi ortamın gerilmesi uzun vadeli anlaşmaları riske atabilir. Ayrıca Türkiye’de de geniş bir İranlı toplum bulunması, iç siyasette ve kamuoyunda bu tür olayların yankı bulmasına neden olabilir. Bu nedenle Türkiye’nin hem uluslararası spor kurallarına saygı hem de bölgesel dengeleri gözeten bir denge politikası izlemesi bekleniyor.