İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, ABD’nin İran Özel Temsilcisi Abram Paley’in, Dünya Kupası’nda İran milli takımını destekleyen taraftarların sevinç gösterilerini “mutluluk dansı” olarak tanımlamasına tepki gösterdi. Abdullahiyan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İran halkının milli takımına duyduğu bağlılığın siyasi bir jest olmadığını, bu tür yorumların İran’ın iç işlerine müdahale anlamı taşıdığını vurguladı. Bakan, Paley’in açıklamalarını “provokatif” ve “diplomatik nezaketsizlik” olarak nitelendirdi. İran’ın Dünya Kupası’ndaki varlığının, uluslararası spor etkinliklerinde ülke onurunu temsil ettiğini belirten Abdullahiyan, ABD’li yetkilinin sözlerinin İran halkının duygularını hiçe saydığını ifade etti.
Gelişmenin arka planı
Olay, İran’ın Katar’da düzenlenen 2022 FIFA Dünya Kupası’nda Galler ile oynadığı maçın ardından İranlı taraftarların stadyumda sevinç gösterileri yapmasıyla başladı. ABD’nin İran Özel Temsilcisi Abram Paley, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, İranlıların maç sonrası “mutluluk dansı” yaptığını yazdı. Bu paylaşım, İran yönetimi tarafından hemen tepkiyle karşılandı. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani, Paley’in sözlerini “İran halkının kültürel değerlerine saygısızlık” olarak nitelendirdi. İran devlet medyası, ABD’li yetkilinin “İran düşmanı” bir tutum sergilediğini savundu.
İran’da Dünya Kupası maçları, rejim karşıtı protestoların gölgesinde geçiyor. Eylül ayında Mahsa Amini’nin gözaltında ölümünün ardından başlayan gösteriler, spor etkinliklerinde de kendini gösteriyor. İranlı taraftarların stadyumda kadın haklarına destek sloganları atması, uluslararası medyada geniş yankı uyandırdı. Bu bağlamda Paley’in “mutluluk dansı” ifadesi, İran yönetimince “halkın gerçek duygularını küçümseme” olarak yorumlandı.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD ile İran arasında son yıllarda nükleer müzakereler ve bölgesel gerilimler nedeniyle zaten gergin olan ilişkiler, bu tür sözlü atışmalarla daha da hassas hale geliyor. ABD’nin İran Özel Temsilcisi Paley’in görevi, İran’daki rejim karşıtı protestoları desteklemeyi de içeriyor. ABD Dışişleri Bakanlığı, daha önce İran’daki gösterilere “demokratik hak” olarak destek vermişti. İran ise ABD’nin iç işlerine müdahale ettiğini savunuyor. Bu olay, sporun bile siyasi bir arenaya dönüştüğü günümüz dünyasında, diplomasi dilinin önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Öte yandan, Dünya Kupası gibi küresel etkinlikler, ülkelerin yumuşak güç mücadelesinde önemli bir platform haline geldi. İran, takımının başarısını ulusal gurur olarak sunarken, ABD’li yetkilinin yorumu İran’ı küçük düşürme çabası olarak algılanıyor. Bu tür olaylar, iki ülke arasındaki güvensizliği derinleştiriyor ve diplomatik çözüm arayışlarını zorlaştırıyor.