İran Devrim Muhafızları, 2 Nisan 2025 sabahı yaptıkları açıklamada, İsrail ve ABD'ye ait olduğu belirtilen askeri üsleri Ürdün topraklarında hedef aldıklarını duyurdu. Yapılan açıklamada, saldırının başarılı olduğu ve belirlenen hedeflerin tam isabetle vurulduğu ifade edildi. Ürdün'ün başkenti Amman'ın kuzeyindeki askeri bölgelere düzenlenen saldırıda patlama sesleri duyulurken, ilk belirlemelere göre can kaybı olmadığı bildirildi. Saldırı, İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik operasyonlarına yanıt olarak gerçekleşti.
Gelişmenin arka planı
İran destekli gruplar, 7 Ekim 2023'ten bu yana bölgede artan gerilimde İsrail hedeflerine yönelik saldırılarını sıklaştırdı. Devrim Muhafızları, bu saldırıyı 'Kudüs'ün özgürlüğü' çerçevesinde Filistin'e destek amacı taşıdığını belirtti. Ürdün, İsrail ile 1994 yılında imzaladığı barış anlaşmasına rağmen, halkı Filistin davasına güçlü destek veriyor. Ancak Ürdün yönetimi, ülkesinin egemenliğini ihlal eden bu saldırıyı kınayarak, topraklarının çatışmalara sahne olmasına izin vermeyeceğini vurguladı. ABD ise bölgedeki askeri varlığını korumakta ısrarcı.
Devrim Muhafızları'nın operasyonel yetenekleri, İran'ın Suriye ve Irak'taki milis güçleri aracılığıyla geniş bir coğrafyada vurucu güce sahip olduğunu gösteriyor. Bu saldırı, İran'ın doğrudan askeri müdahalesinin sınırlarını zorladığı ve bölgesel gerilimi yeni bir boyuta taşıdığı şeklinde yorumlanıyor. Öte yandan, İsrail Savunma Kuvvetleri, olayla ilgili resmi bir açıklama yapmazken, sınıra takviye birlikler sevk etti.
Bölgesel ve küresel boyut
Saldırı, sadece İsrail-Filistin çatışmasının değil, aynı zamanda ABD-İran rekabetinin bir parçası. ABD'nin bölgedeki askeri üsleri, Yemen'deki Husiler başta olmak üzere İran destekli grupların hedefinde. Ürdün, jeopolitik konumuyla Körfez ülkeleri ile İsrail arasında bir tampon bölge işlevi görüyor. Saldırı, Ürdün'ü çatışmanın doğrudan tarafı haline getirebilir.
Rusya ve Çin gibi küresel güçler, taraflara itidal çağrısı yaparken, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi acil toplantı kararı aldı. NATO ise Ürdün'ün toprak bütünlüğüne vurgu yaparak, saldırıyı kınadı. İran, uluslararası hukuk çerçevesinde meşru müdafaa hakkına vurgu yaparken, ABD ve İsrail'in diplomatik yanıtı merakla bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin doğrudan komşusu olmasa da, bölgesel istikrarsızlığın yayılma riskini artırıyor. Türkiye, Ürdün'le dostane ilişkiler sürdürürken, İran'ın bu eylemi Ankara'yı zor bir pozisyona sokabilir. Türk dış politikası, Filistin davasına verdiği destek ile bölgesel dengeyi koruma arasında hassas bir denge kurmaya çalışıyor. Ayrıca, Suriye ve Irak'ta İran etkisinin artması, Türkiye'nin güvenlik kaygılarını derinleştiriyor. Bu tür bir çatışma, Türkiye'nin Arap dünyasındaki nüfuzunu ve Doğu Akdeniz'deki enerji politikalarını da etkileyebilir.