İran destekli silahlı bir grup, Irak'ta konuşlu ABD askerlerine yönelik ültimatom vererek belirli bir süre içinde ülkeyi terk etmelerini istedi. Middle East Eye'ın aktardığına göre, söz konusu grup, ABD güçlerinin varlığını işgal olarak nitelendirdi ve çekilme süresinin dolmasının ardından yeni askeri eylemler başlatacaklarını duyurdu. Bu gelişme, Irak'taki istikrarsızlığı derinleştirirken, bölgesel güç dengelerini de yakından ilgilendiriyor.
Gelişmenin Arka Planı
Irak'ta ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerinin varlığı, özellikle İran'a yakın gruplar tarafından uzun süredir hedef alınıyor. 2020 yılında İranlı General Kasım Süleymani'nin Bağdat Havalimanı'nda ABD insansız hava aracı saldırısıyla öldürülmesinin ardından bu grupların saldırıları artmıştı. Son olarak Hizbullah Tugayları ve benzeri yapılanmalar, ABD güçlerine karşı drone ve roket saldırıları düzenliyor. Grup tarafından yapılan yazılı açıklamada, “Irak hükümeti ve parlamentosu ABD askerlerinin çekilmesi yönünde karar almıştır, ancak Washington bu kararı görmezden gelmektedir. Bu nedenle, belirlenen sürenin sonunda ABD güçlerini hedef alacağız” ifadeleri kullanıldı.
Ültimatomun, İran ile ABD arasında devam eden dolaylı müzakerelerin tıkandığı bir döneme denk gelmesi dikkat çekiyor. Tahran yönetimi, nükleer anlaşma konusundaki görüşmelerde Batı'ya karşı elini güçlendirmek amacıyla bölgedeki vekil grupları kullanmakla biliniyor. Irak'taki ABD askeri varlığının yaklaşık 2 bin 500 kişi olduğu tahmin ediliyor ve bu güçler, DEAŞ ile mücadele kapsamında eğitim ve danışmanlık faaliyetleri yürütüyor. Ancak İran destekli gruplar, bu varlığı bölgesel nüfuz mücadelesinin bir parçası olarak görüyor ve şiddetli şekilde karşı çıkıyor.
Irak hükümeti ise hem ABD ile askeri iş birliğini hem de İran ile iyi ilişkilerini dengelemeye çalışıyor. Başbakan Muhammed Şiya el-Sudani, daha önce ABD güçlerinin çekilmesi konusunda resmi bir takvim belirlenmesi yönünde çağrı yapmış ancak bu yönde somut bir adım atmamıştı. Grupların ültimatomu, el-Sudani hükümetini zor durumda bırakabilir; zira hükümet, ülkedeki iç istikrarı sağlamak için bu silahlı grupların desteğine ihtiyaç duyuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu gelişme, Orta Doğu'da devam eden güç mücadelesinin yeni bir aşaması olarak okunabilir. ABD'nin bölgeden çekilme sinyalleri vermesi, özellikle Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi müttefik ülkelerde güvenlik endişelerini artırıyor. Öte yandan, Rusya ve Çin'in bölgedeki diplomatik ve askeri nüfuzunu artırması, Washington'un Irak'tan çekilmesi durumunda oluşacak boşluğun nasıl doldurulacağı sorusunu gündeme getiriyor. İran ise bu durumdan faydalanarak Irak üzerindeki etkisini daha da derinleştirmeyi hedefliyor.
ABD yönetimi ise şu ana kadar çekilme yönünde bir açıklama yapmadı. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, “Irak'taki askeri varlığımız, DEAŞ'ın yeniden canlanmasını önlemek için danışmanlık ve eğitim desteği sağlamaya devam ediyor. Bu tür eylemler, Irak hükümetinin egemenliğine ve uluslararası güvenliğe saygısızlık anlamına gelir” denildi. Ancak bu ültimatomun, ABD'nin bölgedeki askeri stratejisini yeniden gözden geçirmesine yol açabileceği yorumları yapılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye için bu gelişme, özellikle kuzey Irak'ta PKK ile mücadele eden Türk Silahlı Kuvvetleri'nin hareket alanını doğrudan etkileyebilecek nitelikte. Irak'taki güç boşluğunun derinleşmesi, PKK'nın Kandil ve Sincar bölgelerindeki varlığını güçlendirebilir ve Türkiye'nin sınır ötesi operasyonlarını daha riskli hale getirebilir. Ancak İran destekli grupların Irak'ın kuzeyinde doğrudan Türk askerlerine yönelik bir tehdit oluşturduğu şu ana kadar rapor edilmedi. Buna karşın Ankara, bölgedeki gelişmeleri yakından takip etmekte ve gerektiğinde kendi güvenlik önlemlerini artırabilecektir.