İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin İsrail ile yaşadığı savaşın sona ermesinin Washington'un alacağı karara bağlı olduğunu söyledi. Pezeşkiyan, "Ancak biz devam etmek istemiyoruz. Bunu bitirmek isteyip istemediğine Amerika karar vermeli" ifadelerini kullandı. Açıklama, İran ve İsrail arasındaki gerilimin bölgesel bir savaşa dönüşme riski taşıdığı bir dönemde geldi.
Gelişmenin arka planı
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın söz konusu açıklaması, Tahran'ın son haftalarda İsrail'e yönelik füze saldırıları ve İsrail'in misilleme tehditleri sonrası yapıldı. İran, 1 Ekim'de İsrail'e yaklaşık 200 balistik füze fırlatmış, İsrail ise henüz geniş çaplı bir karşılık vermemişti. Pezeşkiyan'ın mesajı, İran'ın çatışmayı tırmandırmak istemediğini ancak ABD'nin İsrail'e verdiği destek nedeniyle topun Washington'da olduğunu ima ediyor.
Pezeşkiyan, göreve geldiği temmuz ayından bu yana Batı ile diyalog yanlısı bir çizgi izliyor. Ancak İran'ın nükleer programı ve bölgesel milis güçlere desteği nedeniyle ABD ve İsrail ile ilişkiler gergin. ABD Başkanı Joe Biden yönetimi, İsrail'in İran'a karşı olası saldırısını destekleyebileceğini ancak nükleer tesislere yönelik bir vuruşa karşı olduğunu belirtmişti. İran ise her türlü saldırıya "daha güçlü" karşılık vereceği uyarısında bulunuyor.
Uzmanlar, Pezeşkiyan'ın açıklamasını İran'ın bir yandan askeri caydırıcılığı korurken diğer yandan savaşın yayılmasını önleme çabası olarak yorumluyor. İran ekonomisi yıllardır yaptırımlar altında zorlanırken, tam ölçekli bir savaş rejimin istikrarını tehdit edebilir. Bu nedenle Tahran, çatışmayı sınırlı tutup diplomatik kapıyı açık bırakmak istiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
İran-İsrail gerilimi, Orta Doğu'nun tamamını etkileyen bir krize dönüşmüş durumda. Lübnan'da Hizbullah, Yemen'de Husiler ve Irak'taki Şii milisler, İran'ın vekil güçleri olarak çatışmaya dahil olabilir. Bu durum, ABD'nin bölgedeki askeri varlığını artırmasına ve Körfez ülkelerinin güvenlik endişelerini yükseltmesine yol açtı. Suudi Arabistan ve BAE gibi ülkeler, İran ile diyalog kanallarını açık tutmaya çalışıyor.
Küresel petrol arzı da risk altında. İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehdidi, enerji fiyatlarında dalgalanmalara neden olabilir. ABD, İsrail'e olan desteğini sürdürürken, İran'ın nükleer programını durdurma hedefinden vazgeçmiş değil. Ancak geniş bir savaş, ABD'nin önceliklerini değiştirebilir ve Ukrayna'daki savaş ile Asya'daki rekabeti gölgeleyebilir.
Pezeşkiyan'ın "ABD karar vermeli" sözleri, aslında İran'ın İsrail'e doğrudan değil, ABD'nin İsrail üzerindeki etkisine mesaj gönderdiğini gösteriyor. Tahran, Washington'un İsrail'i dizginlemesi halinde çatışmanın düşük yoğunluklu kalabileceğini umuyor. Ancak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran'a karşı sert bir yanıtın kaçınılmaz olduğunu savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran-İsrail geriliminde denge politikası izliyor. Ankara, İsrail'in Gazze'deki saldırılarını sert biçimde eleştirirken, İran ile de ekonomik ve diplomatik ilişkilerini sürdürüyor. Olası bir geniş savaş, Türkiye'nin enerji ithalatını ve bölgesel ticaretini olumsuz etkiler. Ayrıca mülteci akını ve PKK/YPG gibi terör örgütlerinin istismar riski artar. Türkiye, diplomasiyi önceleyerek tarafları itidale çağırıyor. ABD'nin tutumu, Türkiye'nin güvenlik ve ekonomik çıkarları için belirleyici olacak.