İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin Katar'da bloke edilmiş 6 milyar dolarlık varlığının serbest bırakılacağını duyurdu. Bu açıklama, Tahran yönetiminin ABD ile yürüttüğü geçici anlaşma müzakerelerinin zorlu bir süreçten geçtiği bir dönemde geldi. Pezeşkiyan'ın bu sözleri, iç kamuoyuna anlaşmanın olumlu yönlerini göstermeyi ve halkı ikna etmeyi amaçlıyor. İranlı lider, varlıkların serbest bırakılmasının ülkenin ekonomik sıkıntılarını hafifleteceğini belirtirken, ABD'nin müzakerelerde yeni şartlar öne sürdüğü iddia ediliyor.
Gelişmenin Arka Planı
Pezeşkiyan, Tahran'da düzenlediği basın toplantısında, Katar'da tutulan 6 milyar doların kısa süre içinde İran hesaplarına aktarılacağını söyledi. İran Merkez Bankası'na ait olduğu belirtilen bu fonlar, 2018'de ABD'nin nükleer anlaşmadan çekilmesinin ardından uygulanan yaptırımlar nedeniyle dondurulmuştu. Geçtiğimiz yıl ABD ile varılan bir mutabakat kapsamında bu varlıkların insani ihtiyaçlar için kullanılmak üzere serbest bırakılması öngörülmüştü. Ancak süreç, özellikle İsrail-Hamas çatışmasının ardından ABD yönetiminin değişen öncelikleri nedeniyle aksamıştı.
Pezeşkiyan'ın bu açıklama ile asıl hedefinin iç kamuoyu olduğu değerlendiriliyor. İran'da yüksek enflasyon ve döviz krizinin yaşandığı bu dönemde, hükümetin ekonomik başarı göstermeye ihtiyacı var. Pezeşkiyan, ABD ile yapılan görüşmelerde ilerleme kaydedildiğini ve varlıkların serbest bırakılmasının bunun bir sonucu olduğunu vurgulayarak, muhalefeti susturmayı hedefliyor. Ayrıca bu haber, yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde iktidarın elini güçlendirme amacı taşıyor.
Öte yandan ABD'den konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama gelmiş değil. Geçmişte Başkan Joe Biden yönetimi, İran ile nükleer müzakerelerde dolaylı yollardan ilerlemeyi tercih ederken, Kongre'nin özellikle Cumhuriyetçi kanadı Tahran'a verilen her türlü tavize karşı çıkıyor. Uzmanlar, Katar'daki varlıkların serbest bırakılmasının ABD için de bir güven meselesi olduğunu belirtiyor; zira bu fonların İran'ın bölgedeki milis güçlerine aktarılmasından endişe ediliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İran'ın donmuş varlıklarının serbest bırakılması, sadece ikili ilişkileri değil, tüm Orta Doğu dengelerini etkileyebilecek bir gelişme. Katar'ın arabuluculuğunda yürütülen süreç, Doha'nın bölgedeki diplomatik rolünü pekiştiriyor. Geçmişte ABD ile İran arasında mahkum takası ve varlık transferi konusunda Katar'ın oynadığı rol, bu ülkenin hem Washington hem de Tahran nezdinde güvenilir bir muhatap olduğunu göstermişti.
İran'ın eline geçecek 6 milyar dolar, özellikle Yemen'deki Husiler ve Lübnan'daki Hizbullah gibi vekil güçler aracılığıyla Suudi Arabistan ve İsrail'e yönelik tehditleri artırabilir. Bu durum, Körfez ülkeleri ve İsrail'de ciddi endişelere yol açıyor. Öte yandan uluslararası toplum, İran'ın nükleer programına ilişkin endişelerini sürdürürken, varlıkların serbest bırakılması Tahran'a yeni bir nefes aldırabilir ve müzakerelerde elini güçlendirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran'ın ekonomik rahatlama sağlaması, Türkiye için bir fırsat ve risk barındırıyor. Ankara, enerji ithalatında önemli bir partner olan İran ile ticaret hacmini artırabilir; ancak İran'ın bölgede artan etkisi, özellikle Suriye ve Irak'ta Türkiye'nin çıkarlarıyla çatışabilir. Ayrıca ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarını delme endişesi, Türk bankacılık sistemini riske atabilir. Dolayısıyla Ankara, bu gelişmeyi hem ekonomik işbirliği hem de güvenlik dengesi açısından dikkatle izlemek durumundadır.