İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, BRICS zirvesi marjında Birleşik Arap Emirlikleri'nin fiili lideri Abu Dabi Veliaht Prensi Muhammed bin Zayed el-Nahyan ile bir araya geldi. Görüşmenin içeriğine dair resmi bir açıklama yapılmadı. Buluşma, İran ile BAE arasındaki ilişkilerin son yıllarda artan temposunun bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Görüşmenin Arka Planı
İran ve BAE arasındaki ilişkiler, 2016 yılında Suudi Arabistan'ın Şii din adamı Nimr el-Nimr'i idam etmesinin ardından kopma noktasına gelmişti. Ancak 2019'dan itibaren taraflar arasında diplomatik açılım başladı. BAE, 2022'de İran'la ticaret ve güvenlik konularında diyaloğu yeniden tesis etti. Bu süreçte İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, çeşitli kereler BAE'yi ziyaret etti.
BRICS zirvesi, İran'ın 2023'te gruba resmen katılmasının ardından katıldığı ilk büyük çaplı toplantı olma özelliği taşıyor. İran, BRICS üyeliğini Batı yaptırımlarına karşı bir denge unsuru olarak görüyor. Zirvede İran'ın yanı sıra BAE, Suudi Arabistan, Mısır, Etiyopya gibi ülkeler de yer alıyor. Böylece zirve, Ortadoğu'nun iki önemli aktörünü bir araya getirdi.
Abu Dabi Veliaht Prensi Muhammed bin Zayed, BAE'nin dış politikasında belirleyici isim konumunda. Kendisi, İran ile ilişkilerin normalleşmesini destekleyen bir tutum sergiliyor. Görüşmede, bölgesel güvenlik, ticaret ve yatırım konularının ele alındığı tahmin ediliyor. Ancak taraflar, görüşmenin detaylarına ilişkin kamuoyuna bilgi vermedi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İran-BAE yakınlaşması, ABD'nin bölgeden çekilme eğilimi ve Çin'in artan etkisi bağlamında okunmalı. BAE, ekonomik çeşitlendirme stratejisi doğrultusunda İran ile ticari bağlarını güçlendirmek istiyor. İran ise yaptırımların delinmesi ve bölgesel izolasyonun kırılması için BAE'yi kapı olarak görüyor. İki ülke arasındaki ticaret hacmi son yıllarda artış eğiliminde.
Öte yandan, İran'ın BRICS üyeliği ve BAE ile yakınlaşması, Körfez'deki güç dengelerini etkiliyor. Suudi Arabistan da İran ile ilişkilerini 2023'te Çin arabuluculuğuyla normalleştirmişti. Bu durum, bölgede yeni bir diplomasi dalgasına işaret ediyor. Ancak İsrail-Filistin çatışması ve Yemen krizi gibi sorunlar, işbirliğinin önündeki engeller olarak duruyor.
Görüşmenin, İran'ın nükleer programı ve bölgesel faaliyetleri konusunda BAE'nin tutumunu yumuşatıp yumuşatmayacağı belirsiz. BAE, geçmişte İran'ın nükleer programına mesafeli yaklaşmıştı. Ancak son dönemde ekonomik çıkarlar ön plana çıkıyor. İran cumhurbaşkanının bu teması, Batı'ya karşı bir denge arayışı olarak da yorumlanabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ve BAE ile ilişkilerini dengeli yürütmeye çalışıyor. İran ile ticaret ve enerji işbirliği devam ederken, BAE ile 2021'de başlayan normalleşme süreci yatırım ve ticaret anlaşmalarıyla güçlendi. Bu görüşme, Körfez'de Türkiye'nin de taraf olduğu yeni bir jeopolitik denklemin parçası. İran-BAE yakınlaşması, Türkiye'nin bölgesel arabuluculuk rolünü zayıflatabilir; ancak aynı zamanda Türkiye'nin her iki ülkeyle olan ekonomik ilişkilerini derinleştirmesi için fırsat yaratabilir. Türk dış politikası, bu süreçte aktif diplomasi ve denge gözetme stratejisini sürdürmek durumunda.