İran hükümeti, ABD’nin başkent Tahran’daki bir çocuk kanser hastanesine sadece birkaç yüz metre mesafede gerçekleştirdiği hava saldırısını sert bir dille kınayarak, bu eylemi “vahşi” ve “savaş suçu” olarak nitelendirdi. İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, saldırının “korkakça” olduğunu belirtirken, hastane doktorlarından biri patlamanın o kadar yakın olduğunu ve hastanenin vurulduğunu sandıklarını söyledi. Olayda en az 12 kişinin hayatını kaybettiği, 30’dan fazla kişinin de yaralandığı bildirildi.
Saldırının Detayları ve Hastane Çalışanlarının Tanıklığı
Saldırı, yerel saatle akşam saatlerinde, Tahran’ın güneybatısında bulunan ve özellikle çocuk kanser hastalarına hizmet veren Mahak Hastanesi’nin yaklaşık 400 metre uzağında gerçekleşti. Hastanenin acil servis şefi Dr. Mohammad Reza, patlamanın şiddetiyle camların kırıldığını ve hastalar arasında panik yaşandığını aktardı. “İlk anda hastanenin vurulduğunu düşündük. Çocuklar ve aileleri koridorlara koştu. Neyse ki doğrudan isabet olmadı ama psikolojik travma büyük” dedi. İran resmi haber ajansı IRNA’ya göre, saldırıda hedef alınan noktanın bir silah deposu olduğu iddia ediliyor, ancak İran yönetimi bu bölgenin sivil yerleşim ve hastane bölgesine bitişik olduğunu vurguluyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Gerilim Tırmanıyor
ABD ve İran arasındaki gerilim, son aylarda nükleer müzakerelerin durması ve bölgesel vekalet savaşları nedeniyle zaten yüksek seviyedeydi. Bu saldırı, ABD’nin İran’daki hedeflere yönelik nadir ve doğrudan müdahalelerinden biri olarak kayıtlara geçti. Uluslararası toplumdan farklı tepkiler gelirken, Rusya ve Çin saldırıyı kınarken, ABD yönetimi ise henüz resmi bir açıklama yapmadı. Uzmanlar, bu tür bir saldırının İran’ın nükleer programa yönelik baskıyı artırmasına ve bölgedeki milis grupları üzerinden misilleme riskini yükseltebileceğine dikkat çekiyor. Ayrıca, hastane yakınındaki saldırı, savaş hukuku ve sivillerin korunması prensipleri açısından ciddi soru işaretleri doğuruyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu saldırı, Türkiye’nin yakın komşusu İran’daki istikrarsızlığı derinleştirme potansiyeli taşıyor. Türkiye, İran ile enerji ticareti ve sınır güvenliği konularında doğrudan etkilenebilecek bir ülke. Saldırı sonrası İran’ın olası misillemesi, özellikle Irak ve Suriye’deki vekil güçler üzerinden bölgesel dengeleri sarsabilir. Türkiye, bu tür gelişmelerde hem sivil kayıpları kınayan hem de tüm tarafları itidale çağıran bir diplomatik pozisyon izlemektedir. Ancak Tahran’daki bir çocuk hastanesine bu kadar yakın bir saldırı, savaşın sivil halk üzerindeki yıkıcı etkisini bir kez daha gözler önüne seriyor ve Türkiye’nin insani yardım politikaları açısından da dikkatle izlenmesi gereken bir gelişme.