İran'ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Emir Said İrevani, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Yönetim Kurulu'nda kabul edilen yeni nükleer karar tasarısını sert bir dille eleştirerek "verimsiz" olarak nitelendirdi. İrevani, kararın diplomatik sürece zarar verdiğini ve Tahran'ın nükleer programına ilişkin müzakereleri olumsuz etkilediğini belirtti. İranlı diplomat, bu tür adımların yapıcı diyalog yerine gerilimi artırdığını vurguladı.
Gelişmenin Arka Planı
UAEA Yönetim Kurulu'nda 4 Haziran 2024 tarihinde oylanan karar, İran'ın nükleer faaliyetlerine ilişkin endişeleri dile getiriyor. Batılı ülkeler tarafından desteklenen karar, İran'ın UAEA ile işbirliğini artırmasını ve şeffaflık sağlamasını talep ediyor. Ancak Tahran, kararı "siyasi motivasyonlu" olarak değerlendiriyor ve uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin barışçıl olduğunu savunuyor. İran, 2015 tarihli Kapsamlı Ortak Eylem Planı'ndan (KOEP) ABD'nin tek taraflı çekilmesinin ardından taahhütlerini azaltmış, bugüne kadar %60 oranında uranyum zenginleştirme seviyesine ulaştığını duyurmuştu.
İrevani, BM Güvenlik Konseyi'nde yaptığı konuşmada, yeni kararın müzakereleri baltaladığını ve İran'ın nükleer anlaşmaya dönüş çabalarını zorlaştırdığını ifade etti. Tahran, Batı'nın baskı politikaları yerine diplomatik bir çözüm bulunması gerektiğini savunuyor. UAEA Başkanı Rafael Grossi ise İran'ın işbirliği yapmaması durumunda ajansın izleme kapasitesinin sınırlı kalacağı uyarısında bulundu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Ortadoğu'da artan gerginlik, İran'ın nükleer programı etrafında şekilleniyor. İsrail, İran'ın nükleer hedeflerine yönelik saldırı tehditlerini yinelerken; Suudi Arabistan, BAE gibi Körfez ülkeleri bölgesel istikrarın korunması çağrısı yapıyor. ABD Başkanı Joe Biden yönetimi, İran'la dolaylı müzakereleri sürdürmeye çalışsa da Kongre'deki Cumhuriyetçiler daha sert yaptırımlar talep ediyor. Rusya ve Çin ise Batı'nın tutumuna karşı çıkarak Tahran'ı destekliyor. Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, "Nükleer mesele siyasileştirilmemeli" açıklamasında bulundu.
Uzmanlar, UAEA'nın son kararının İran'la dolaylı görüşmeleri rayına sokma çabalarını zora sokabileceğini belirtiyor. Özellikle İran'ın yeni Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi'nin Batı karşıtı söylemleri, anlaşma umutlarını zayıflatıyor. Bölgede tırmanan İsrail-İran gerginliği ve Yemen'deki Husilerin Kızıldeniz'deki saldırıları, nükleer meselenin bölgesel güvenliğe etkisini artırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran'la komşu olarak nükleer gerginlikten doğrudan etkilenebilecek bir ülke. Ankara, İran'ın nükleer programının barışçıl olduğu yönündeki açıklamalarını dikkatle izliyor; ancak olası bir askeri çatışma veya yaptırımlar, Türkiye'nin enerji ithalatı ve ticaretini olumsuz etkileyebilir. Türkiye, diplomatik çözüm çağrılarını desteklerken, bölgesel istikrarın korunması için arabuluculuk rolü üstlenebilir. Ayrıca, UAEA kararlarının uluslararası enerji politikalarına yansıması, Türkiye'nin nükleer enerji santrali projeleri açısından da önem taşıyor.