İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, ülkesinin ABD ile görüşmelere açık olduğunu ancak bölgesel sorunların bölge ülkeleri tarafından çözülmesi gerektiğini belirtti. Pezeşkiyan, "Bölgesel sorunlarımız, bölge ülkelerinin eliyle bölgede çözülmelidir" ifadelerini kullandı. Bu açıklama, İran'ın yeni yönetiminin dış politikada daha ılımlı bir çizgi izleyebileceği yönündeki sinyaller olarak yorumlandı.
Pezeşkiyan'ın BM Konuşmasının Arka Planı
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, 24 Eylül Salı günü New York'ta düzenlenen BM Genel Kurulu'nda kritik mesajlar verdi. Pezeşkiyan, ülkesinin nükleer programı konusunda uluslararası toplumla diyalog kapısının açık olduğunu ancak ABD'nin yaptırımları kaldırması gerektiğini vurguladı. İran'ın yeni cumhurbaşkanı, Mayıs 2024'te helikopter kazasında hayatını kaybeden İbrahim Reisi'nin yerine seçilmişti. Pezeşkiyan, seçim kampanyasında Batı ile ilişkilerin normalleşmesi ve ekonomik yaptırımların hafifletilmesi vaatlerinde bulunmuştu.
BM Genel Kurulu'ndaki konuşmasında Pezeşkiyan, "Bölgesel sorunlarımız, bölge ülkelerinin eliyle bölgede çözülmelidir" diyerek, özellikle Suriye, Yemen, Irak ve Lübnan gibi ülkelerde yaşanan krizlerde dış müdahalelere karşı olduklarını ima etti. Bu sözler, İran'ın bölgesel etkisini koruma ve yabancı güçlerin (özellikle ABD ve İsrail) bölgedeki varlığını dengeleme stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
İran ile ABD arasındaki ilişkiler, 2018'de dönemin ABD Başkanı Donald Trump'ın Kapsamlı Ortak Eylem Planı'ndan (JCPOA) çekilmesi ve ardından ağır yaptırımlar uygulamasıyla gerilmişti. Joe Biden yönetimi döneminde dolaylı görüşmeler yapılmış ancak somut bir sonuç alınamamıştı. Pezeşkiyan'ın açıklamaları, İran'ın yeni dönemde diplomasiye ağırlık verebileceğine işaret ediyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İran'ın BM'deki mesajı, Orta Doğu'da artan tansiyonun gölgesinde geldi. İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları, Lübnan'daki Hizbullah ile çatışmalar ve Yemen'deki Husilerin Kızıldeniz'deki eylemleri, bölgesel istikrarı tehdit ediyor. İran, bu grupları desteklemekle suçlanıyor ve Batılı ülkeler tarafından yaptırımlarla karşı karşıya. Pezeşkiyan'ın "bölgesel sorunlar bölgede çözülmeli" çağrısı, aslında İran'ın bu gruplarla olan bağlantısını meşrulaştırma ve ABD'nin bölgedeki askeri varlığını sorgulama amacı taşıyor.
Öte yandan İran'ın nükleer programı, uluslararası toplumun en önemli endişelerinden biri olmaya devam ediyor. İran, uranyum zenginleştirme faaliyetlerini %60 saflık düzeyine kadar çıkarmış durumda; bu da nükleer silah üretimine yakın bir seviye olarak değerlendiriliyor. Pezeşkiyan, nükleer programın barışçıl olduğunu yinelese de Batılı ülkeler bu konuda şüpheci. ABD yönetimi, İran'ın nükleer anlaşmaya dönmesi için ön koşul olarak uranyum zenginleştirmeyi sınırlamasını istiyor.
İran'ın ABD ile görüşmelere açık olduğunu açıklaması, Çin ve Rusya'nın arabuluculuk çabalarıyla da örtüşüyor. Çin, Suudi Arabistan ile İran arasında 2023'te sağlanan normalleşme anlaşmasında kilit rol oynamıştı. Rusya ise İran ile askeri ve ekonomik işbirliğini derinleştiriyor. Ancak ABD, İran'ın nükleer programı ve bölgesel faaliyetleri konusunda taviz vermeye sıcak bakmıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran'ın ABD ile görüşme sinyali, Türkiye için hem fırsat hem de dikkat gerektiren bir gelişme. Türkiye, İran ile uzun süredir enerji, ticaret ve sınır güvenliği konularında işbirliği yapıyor; ancak İran'ın bölgesel etkisi ve nükleer programı Türkiye'nin güvenlik endişeleri arasında. Olası bir ABD-İran yakınlaşması, Orta Doğu'da dengeleri değiştirebilir ve Türkiye'nin bölgesel pozisyonunu etkileyebilir. Türkiye, ayrıca İran'a uygulanan yaptırımlar nedeniyle ekonomik kayıplar yaşıyor; yaptırımların hafiflemesi ticaret hacmini artırabilir. Bu açıklama, Türkiye'nin diplomatik kanalları açık tutması ve gelişmeleri yakından izlemesi gerektiğini gösteriyor.