GlobalMercek
Telegram
⚠ EDİTÖRYEL NOT

Bu platform, başta Batı medyası olmak üzere küresel ana akım haber kaynaklarını çeviri yoluyla Türk okuyucuya sunmaktadır. Amacımız bu haberlerin önemli bir bölümünün ne denli taraflı, çifte standartlı ve manipülatif olduğunu açığa çıkarmaktır. Batı medyasının kendi çıkarlarına göre şekillendirdiği bu içerikleri eleştirel bir bakışla okumanızı tavsiye ederiz.

DÜNYA GÜNDEMİ
Orta Doğu

İran Basını: Eleştirmenler Tahran'ın Lübnan Savaşı'na Sessizliğini Sorguluyor

✍️ GlobalMercek 📖 3 dk okuma
İran Basını: Eleştirmenler Tahran'ın Lübnan Savaşı'na Sessizliğini Sorguluyor
🌙
📡 Alternatif/Bölgesel Medya
Kaynak perspektifi: Bağımsız Ortadoğu Perspektifi
🌙 Bağımsız Ortadoğu Perspektifi
Çeviri Kaynağı
Middle East Eye — Bu haber, Middle East Eye'da yayımlanan haberin Türkçe çevirisidir.
Orijinal Habere Git

İsrail'in Gazze'deki savaşının ardından Lübnan'a yönelik artan saldırıları, İran'ın askeri müdahalede bulunmaması nedeniyle Tahran yönetimini sert bir şekilde eleştiren İranlı muhaliflerin ve bazı reformist çevrelerin tepkisine yol açtı. İran basınında son günlerde yer alan yorumlarda, rejimin Hizbullah'a verdiği destek söylemlerine rağmen sahada somut adım atmaması, "sorumluluktan kaçış" ve "stratejik zafiyet" olarak nitelendiriliyor. Özellikle reformist gazetelerden Shargh, Tahran'ın Lübnan'da İsrail'e karşı savaşan Hizbullah militanlarına lojistik ve istihbarat desteği sağlamasının yetersiz olduğunu belirtiyor.

Gelişmenin Arka Planı: Lübnan'da Tırmanan Çatışma ve İran'ın Tutumu

İsrail'in 7 Ekim 2023'te Gazze'de başlattığı savaşın ardından Lübnan sınırında Hizbullah ile yaşanan çatışmalar, son haftalarda İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerine düzenlediği hava saldırılarıyla yeni bir boyuta ulaştı. İsrail ordusu, İran destekli Hizbullah'ın askeri altyapısını hedef aldığını duyururken, Lübnan'da sivil kayıplar da artıyor. Bu durum, Tahran'ın müttefikini savunma konusunda ne kadar ileri gideceği sorusunu gündeme getirdi.

İran'ın dini lideri Ali Hamaney, daha önceki konuşmalarında “Direniş ekseninin” İsrail'e karşı destekleneceğini söylese de, İran'ın doğrudan askeri müdahalesi şu ana kadar gerçekleşmedi. Tahran'daki diplomatik kaynaklar, İran'ın İsrail ve ABD ile doğrudan bir çatışmadan kaçınmak istediğini, ancak bunun iç kamuoyunda hayal kırıklığı yarattığını belirtiyor.

İranlı eleştirmenler, özellikle reformist ve ılımlı muhalif çevreler, Tahran'ın “söylemde radikal, eylemde pasif” bir politika izlediğini öne sürüyor. Bu kesimler, İran'ın bölgedeki nüfuzunu korumak için Hizbullah'a somut destek vermesi gerektiğini, aksi takdirde itibar kaybı yaşanacağını savunuyor.

Bölgesel ve Küresel Boyut: İran'ın Stratejik İkilemi

İran'ın Lübnan konusundaki eylemsizliği, sadece iç politikada değil, bölgesel dengeler açısından da önemli yansımalar doğuruyor. Hizbullah, İran'ın bölgedeki en önemli vekil gücü olarak kabul edilirken, Tahran'ın bu örgütü yalnız bırakması, İran'ın “direniş ekseni” liderliğini sorgulatabilir. Öte yandan, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi bölgesel rakipler, İran'ın zayıflığını fırsata çevirmek isteyebilir.

ABD ve İsrail cephesi ise İran'ın müdahale etmemesini memnuniyetle karşılıyor. Pentagon yetkilileri, İran'ın doğrudan bir savaşa girmesinin bölgesel bir yangını tetikleyebileceği uyarısında bulunurken, Tahran'ın bu riski almaktan kaçındığı değerlendirmesini yapıyor. Ancak İran'ın Hizbullah'a daha fazla silah ve teknoloji transferi yapması, İsrail'in operasyonlarını zorlaştırabilir.

Uluslararası toplum da İran'ın tutumunu yakından izliyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde Lübnan konusunda bir karar alınması beklenirken, İran'ın arabuluculuk çabalarına katılıp katılmayacağı merak ediliyor. Rusya ve Çin ise bölgede ABD-İsrail hakimiyetine karşı İran'ı destekleyen bir pozisyon alsa da, Tahran'dan daha somut adımlar bekliyor.

Türkiye Açısından Değerlendirme

İran'ın Lübnan krizinde askeri müdahaleden kaçınması, Türkiye için bölgesel istikrar açısından bir fırsat sunuyor. Ankara, hem Hizbullah ile ilişkilerini hem de İsrail ile normalleşme çabalarını dengelemek zorunda. Tahran'ın pasif tutumu, Türkiye'nin Lübnan'daki etkisini artırmasına olanak tanıyabilir; ancak Türkiye'nin de İsrail'in Gazze ve Lübnan operasyonlarına karşı sert söylemleri nedeniyle benzer bir ikilemle karşı karşıya olduğu unutulmamalıdır. Ayrıca, Türkiye'deki İran karşıtı muhalif gruplar bu gelişmeyi Tahran yönetiminin zaafı olarak değerlendirebilir.

Etiketler:
İranLübnanİsrailHizbullahOrtadoğusavaşTahran

İlgili Haberler

Polanski ve Corbyn'den İsrail ordusunda görev yapan İngilizlerin takip edilmesi çağrısı
Orta Doğu

Polanski ve Corbyn'den İsrail ordusunda görev yapan İngilizlerin takip edilmesi çağrısı

7 dk önce

İsrail'in Lübnan'da hedefli saldırıları toplumsal bölünmeleri derinleştiriyor
Orta Doğu

İsrail'in Lübnan'da hedefli saldırıları toplumsal bölünmeleri derinleştiriyor

7 dk önce

Netanyahu'dan ABD askeri yardımına son: 'Benim planım
Orta Doğu

Netanyahu'dan ABD askeri yardımına son: 'Benim planım

9 dk önce

Hizbullah liderinden kapsamlı ateşkes ve İsrail'in çekilmesi talebi
Orta Doğu

Hizbullah liderinden kapsamlı ateşkes ve İsrail'in çekilmesi talebi

10 dk önce