İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani, yaptığı yazılı açıklamada, Amerika Birleşik Devletleri'nin bölgedeki son girişimlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kenani, “Amerika’nın oyunlarının ve hilelerinin tamamen farkındayız. Bölgedeki istikrarı bozmaya yönelik her türlü girişime karşı hazırlıklıyız” ifadelerini kullandı. Açıklamada, ABD'nin özellikle Basra Körfezi'nde artan askeri varlığı ve İran aleyhine yürüttüğü psikolojik harekât eleştirildi.
Gelişmenin arka planı
İran'ın bu açıklaması, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın (CENTCOM) bölgede keşif amaçlı uçuşlarını yoğunlaştırdığı bir döneme denk geldi. Geçen hafta ABD Donanması'na ait iki savaş gemisinin Hürmüz Boğazı'ndan geçiş yapması, Tahran yönetiminde rahatsızlık yaratmıştı. Ayrıca, ABD'nin İran'a yönelik yeni yaptırım paketleri hazırladığına dair haberler de basında yer alıyor.
İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emirabdullahiyan da dün yaptığı bir konuşmada, “Başkalarının işlerine karışmayı bırakın ve bölge halklarının kendi kaderlerini tayin etmesine izin verin” diyerek ABD'ye dolaylı mesaj göndermişti. Bu açıklamalar, 2015 nükleer anlaşmasının (JCPOA) yeniden canlandırılmasına yönelik müzakerelerin uzun süredir tıkanmış olmasının yarattığı gerginliğin bir yansıması olarak yorumlanıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
İran'ın bu çıkışı, sadece ABD'yle değil, aynı zamanda İsrail ve Suudi Arabistan'la da artan gerilimin bir parçası. İsrail'in İran'ın nükleer tesislerine yönelik olası bir askeri harekât senaryoları medyada sıkça dile getiriliyor. Öte yandan, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin İsrail'le ilişkilerini normalleştirmesi, Tahran'ı bölgede daha da yalnızlaştırdı.
Uzmanlara göre, İran'ın bu söylemi, aynı zamanda iç kamuoyunu konsolide etme amacı taşıyor. Ülkede devam eden ekonomik kriz ve protesto dalgası, yönetimi dışarıda bir düşman imajı yaratmaya itiyor. Ancak bu stratejinin uzun vadede bölgesel bir çatışma riskini artırabileceği belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’nin hem İran’la sınır güvenliği hem de enerji iş birliği açısından hassas bir dengeyi korumaya çalıştığı bir dönemde yaşanıyor. ABD-İran gerginliğinin tırmanması, Türkiye'nin Suriye ve Irak'taki askeri operasyonlarını etkileyebileceği gibi, doğal gaz ve petrol fiyatlarında dalgalanmaya yol açarak ekonomiyi olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye’nin İran ile arasındaki ticari ilişkiler ile ABD’nin yaptırım politikaları arasında denge kurma çabası daha da karmaşık hale gelecektir.