İran ve ABD, bölgesel gerilimi sona erdirme amacıyla yürütülen dolaylı müzakerelerde, İsrail-Hamas savaşını bitirmeye yönelik bir taslak anlaşma üzerinde prensipte mutabık kaldı. Taraflar, anlaşmanın ateşkes, esir takası ve insani yardım koridorlarının açılmasını içerdiğini duyurdu. Ancak anlaşmanın uygulanabilirliği, İsrail'in bu çerçeveyi kabul edip etmeyeceğine bağlı. İsrail yönetiminden henüz resmi bir açıklama gelmezken, uzmanlar Netanyahu hükümetinin askeri operasyonları sonlandırmaya yanaşmayabileceğini belirtiyor.
Anlaşmanın Ayrıntıları ve Müzakere Süreci
Umman’ın arabuluculuğunda yürütülen görüşmelerde İran ve ABD heyetleri, Gazze Şeridi'nde kalıcı bir ateşkesin yanı sıra, İsrail'in askeri varlığını kademeli olarak azaltmasını ve Hamas'ın elindeki rehinelerin serbest bırakılmasını öngören bir plan üzerinde uzlaştı. Anlaşma ayrıca, İran destekli Hizbullah'ın kuzey sınırında çatışmaları durdurmasını ve Yemen'deki Husilerin Kızıldeniz'deki ticari gemilere yönelik saldırılarını askıya almasını şart koşuyor. Ancak anlaşmanın uygulama takvimi ve denetim mekanizması henüz netleşmedi.
ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan üst düzey bir yetkili, mutabakatı 'savaşın sonlandırılması yönünde önemli bir adım' olarak değerlendirirken, İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, 'Anlaşma, bölgemizdeki tüm tarafların çıkarınadır. Ancak İsrail'in buna uyması halinde barış mümkün olacak.' dedi.
Bölgesel ve Küresel Boyut: İsrail Faktörü ve Belirsizlikler
Anlaşmanın kaderini belirleyecek en kritik faktör, İsrail'in tutumu. Başbakan Binyamin Netanyahu, daha önce yaptığı açıklamalarda Hamas'ın tamamen yok edilene kadar operasyonların süreceğini vurgulamıştı. Aşırı sağcı koalisyon ortaklarının da ateşkese şiddetle karşı çıktığı biliniyor. Bu nedenle İsrail'in anlaşmayı kabul etmesi halinde hükümetin dağılabileceği yorumları yapılıyor.
Öte yandan, İran-ABD mutabakatı, Körfez ülkeleri ve Suudi Arabistan tarafından da yakından takip ediliyor. Bölgesel dengeleri yeniden şekillendirme potansiyeli taşıyan anlaşma, aynı zamanda küresel enerji fiyatları ve tedarik zincirleri üzerinde de etkili olabilir. Kızıldeniz'deki güvenlik krizinin çözülmesi, uluslararası ticaret yollarının normale dönmesini sağlayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin bölgesel barış çabaları ve dış politikası açısından kritik bir öneme sahiptir. Türkiye hem İran hem de İsrail ile ilişkilerini dengelemeye çalışırken, anlaşmanın sağlanması Ankara'nın arabuluculuk rollerini güçlendirebilir. Ayrıca, Gazze'de ateşkes ve insani yardım koridorlarının açılması, Türkiye'nin Filistin davasına desteği ve Doğu Akdeniz'deki enerji işbirliği projeleri üzerinde olumlu yansımalar yaratabilir. Bununla birlikte, İsrail'in anlaşmaya uymaması halinde bölgesel gerilim yeniden tırmanabilir; bu da Türkiye'nin güvenlik endişelerini ve mülteci yükünü artırabilir. Ankara süreci yakından izliyor ve diplomatik girişimlerini sürdürüyor.