Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Colin Stewart ile bir araya geldi. Görüşmede, Kıbrıs meselesinde Kıbrıs Türklerinin egemen eşitliğini ve eşit uluslararası statüsünü tanımayan yaklaşımların çözüm getirmeyeceği vurgulandı. Fidan, Türkiye'nin adada kalıcı ve adil bir çözüm için Kıbrıslı Türklerin haklarını garanti altına alan bir anlayıştan yana olduğunu belirtti.
Kıbrıs'ta yeni müzakere dönemi arayışı
BM, Kıbrıs'ta tıkanan müzakereleri yeniden canlandırmak için temaslarını sürdürüyor. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Kıbrıs Özel Temsilcisi Colin Stewart aracılığıyla taraflarla görüşmeler yürütüyor. Stewart'ın Ankara ziyareti, bu bağlamda Türkiye'nin ve Kıbrıs Türk tarafının pozisyonunu doğrudan dinlemek açısından önem taşıyor. Görüşmede, iki devletli çözüm modeli temelinde adada süregelen statükonun aşılması için atılabilecek adımlar ele alındı.
Dışişleri Bakanı Fidan, görüşmede Kıbrıs Türk halkının egemen eşitlik hakkının teslim edilmediği herhangi bir müzakere sürecinin başarısız olmaya mahkum olduğunu ifade etti. Türkiye'nin, Kıbrıs Türk tarafının ileri sürdüğü iki devletli çözüm vizyonunu desteklediğini yineleyen Fidan, BM'nin bu gerçeği kabul ederek müzakerelerde yeni bir yaklaşım benimsemesi gerektiğine dikkat çekti.
Türkiye ve KKTC'nin ortak tutumu
Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ile birlikte adada kalıcı barış ve istikrar için egemen eşitliğe dayalı bir çözümde ısrarcı. BM'nin yıllardır sürdürdüğü federasyon temelli müzakerelerin sonuçsuz kaldığını savunan Ankara ve Lefkoşa, artık yeni bir formülün zamanının geldiğini belirtiyor. Fidan-Stewart görüşmesi, bu mesajın BM nezdinde en üst düzeyde iletilmesi açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Kıbrıs meselesinde son dönemde hareketlilik artmış durumda. BM'nin Ada'daki temsilcisi Stewart'ın bölgede yoğun diplomatik trafik yürütürken, Türkiye ve KKTC'nin iki devletli çözüm konusundaki kararlılığı uluslararası kamuoyunda daha fazla tartışılır hale geldi. Görüşmede ayrıca, Doğu Akdeniz'deki enerji kaynaklarının paylaşımı ve Ada'daki askeri dengeler gibi bölgesel konuların da ele alındığı belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türk dış politikasının Kıbrıs konusundaki temel prensiplerini bir kez daha teyit etmesi açısından önemlidir. Türkiye, BM nezdinde Kıbrıs Türklerinin egemen eşitliğini kabul ettirmeye çalışırken, aynı zamanda Doğu Akdeniz'deki çıkarlarını da koruma stratejisi izliyor. Fidan'ın bu görüşmesi, Türkiye'nin Kıbrıs'ta iki devletli çözüm vizyonunu uluslararası platformda güçlü bir şekilde savunmaya devam edeceğini gösteriyor. Aksi takdirde, bölgedeki enerji denklemleri ve askeri gerginlikler göz önüne alındığında, statükonun uzun vadede Türkiye aleyhine sonuçlar doğurabileceği değerlendiriliyor.