İran, Tahran'da Pakistan, Türkiye ve Suudi Arabistan'dan üst düzey yetkililerle bir araya gelerek bölgesel gerilimi azaltma çabası yürütürken, ABD'yi müzakerelerde "ciddi olmamakla" suçladı. Görüşmeler, son haftalarda artan bölgesel tansiyonun ardından gerçekleşti. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, ABD'nin yaptırımları kaldırma ve nükleer anlaşmaya dönme konusunda somut adım atmadığını belirterek, Washington'ın diyalog niyetinin samimi olmadığını savundu.
Görüşmelerin Arka Planı ve Tarafların Pozisyonları
Tahran'daki toplantıya İran, Pakistan, Türkiye ve Suudi Arabistan'dan Dışişleri Bakan Yardımcıları düzeyinde katılım sağlandı. Amacın, son aylarda artan çatışma riskini azaltmak ve diplomatik kanalları açık tutmak olduğu belirtildi. İran tarafı, özellikle ABD'nin 2018'de nükleer anlaşmadan çekilmesinin ardından uygulanan yaptırımların ağırlaştığını ve bunun insani etkilerinin arttığını vurguladı. İranlı yetkililer, ABD'nin Viyana'daki dolaylı görüşmelerde esnek olmadığını ve İran'a yönelik yeni yaptırım tehditlerini sürdürdüğünü ifade etti.
Pakistan, Türkiye ve Suudi Arabistan heyetleri ise bölgesel istikrarın korunması ve gerilimin düşürülmesi için taraflar arasında arabuluculuk çabalarını sürdüreceklerini belirtti. Suudi Arabistan'ın İran ile 2023'te imzaladığı anlaşma çerçevesinde diyaloğu sürdürme iradesi, toplantının önemli bir ayağını oluşturdu. Türkiye ise hem İran hem de Batı ile iyi ilişkilerini kullanarak güven artırıcı önlemler önerdi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İran'ın nükleer programı ve bölgesel faaliyetleri, ABD ile ilişkilerinde temel anlaşmazlık konuları olmayı sürdürüyor. ABD yönetimi, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini kısıtlaması ve bölgedeki milis güçlerine desteğini azaltması çağrısında bulunuyor. İran ise önce yaptırımların kaldırılmasını ve anlaşmanın tüm taraflarca tam olarak uygulanmasını istiyor. Son dönemde İsrail-Hamas çatışması ve Kızıldeniz'deki Husilerin saldırıları, İran'ın bölgesel etkisini yeniden gündeme getirdi. Tahran'daki dörtlü toplantı, İran'ın diplomatik izolasyonunu kırmaya yönelik bir adım olarak yorumlanıyor. Suudi Arabistan ve BAE gibi Körfez ülkelerinin İran ile diyaloğu sürdürmesi, bölgesel güvenlik mimarisinde yeni bir denge arayışına işaret ediyor.
Uzmanlar, ABD'nin seçim dönemine girmesiyle İran politikasında büyük bir değişiklik beklemenin zor olduğunu, ancak Avrupa ve bölge ülkelerinin arabuluculuğunun önem kazandığını belirtiyor. Toplantı sonrası yapılan ortak açıklamada, tarafların bölgesel diyaloğu güçlendirme ve ekonomik işbirliğini artırma konusunda anlaştığı ifade edildi. Ancak somut bir mekanizma kurulmadığı için beklentiler temkinli.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile ABD arasındaki gerilimde arabuluculuk rolünü sürdürerek bölgesel istikrara katkı sağlama ve Batı ile ilişkilerinde bir koz elde etme imkânı buluyor. Tahran'daki toplantıya katılım, Türkiye'nin hem İran hem de Suudi Arabistan ile dengeli ilişkiler kurabildiğini gösteriyor. Türk dış politikası açısından, İran'a uygulanan yaptırımların hafifletilmesi enerji ticareti ve sınır güvenliği açısından önem taşıyor. Ancak ABD'nin yaptırım rejimine uyum konusunda Türkiye'nin dikkatli adımlar atması gerekiyor. Bölgesel tırmanmanın önlenmesi, Türkiye'nin ekonomik ve güvenlik çıkarları açısından doğrudan bir kazanç olacaktır.