ABD'nin gece saatlerinde İran hedeflerine yönelik düzenlediği yeni hava saldırılarına misilleme olarak Tahran yönetimi, Pazar günü Hürmüz Boğazı'nı ticari gemi geçişine kapattığını duyurdu ve aynı anda Suudi Arabistan ile Birleşik Arap Emirlikleri'ne balistik füze ile insansız hava aracı saldırıları başlattı. Böylece son haftalarda giderek kontrolden çıkan ABD-İran çatışması, tarihin en tehlikeli sıçramalarından birini yaşadı.
Çatışmanın arka planı: İlk adım ve tırmanma
Pentagon'dan yapılan açıklamaya göre, ABD savaş uçakları ve gemileri, İran'ın Basra Körfezi'nde konuşlandırdığı kıyı savunma sistemleri ile istihbarat tesislerini hedef aldı. Bu saldırı, geçen hafta Tahran'ın uluslararası sularda bir ABD muhribine düzenlediği drone saldırısına cevap olarak başlatılan 'sınırlı' operasyonların devamı niteliğindeydi.
İran Devrim Muhafızları, yaptığı yazılı açıklamada, "Halkımızın kanı yerde kalmayacak" ifadelerini kullanırken, boğazın kapatılmasının tüm savaş boyunca geçerli olacağını belirtti. Hürmüz Boğazı, dünya petrolünün yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği stratejik bir su yolu. Bu hamleyle birlikte ham petrol fiyatları, işlemlerin başlamasıyla birlikte varil başına 8 doların üzerinde yükselerek 110 dolar seviyesini aştı.
Bölgesel ve küresel boyutu: Petrol piyasaları ve güvenlik
Suudi Arabistan, saldırılarda petrol altyapısının hedef alındığını ancak hasarın sınırlı olduğunu duyurdu. BAE ise sivil yerleşim yerlerine isabet eden füzeler sonucu en az 9 sivilin hayatını kaybettiğini açıkladı. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), acil durum toplantısına çağrı yaparken, ABD Başkanı 'topyekûn savaş' uyarısında bulundu ve mevcut tüm askeri seçeneklerin masada olduğunu vurguladı.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, acil oturumla toplanırken, Çin ve Rusya'nın ABD'yi 'provokasyon' ile suçlaması bekleniyor. Uzmanlar, Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasının yalnızca petrol fiyatlarını değil, küresel tedarik zincirlerini ve enerji güvenliğini de derinden etkileyeceği görüşünde birleşiyor.
NATO, üye ülkelerinin Körfez'deki varlığını artırma kararı alırken, İran destekli grupların Irak ve Suriye'deki ABD üslerine yönelik saldırıları da eş zamanlı olarak yoğunlaştı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, hem İran hem de Körfez ülkeleriyle dengeli ilişkilerini korumaya çalışırken, bu çatışma Ankara'yı ciddi bir diplomatik ikileme sürüklüyor. Ancak asıl risk ekonomik: Türkiye, ham petrol ithalatının büyük bölümünü Irak ve Rusya'dan karşılasa da, küresel petrol fiyatlarındaki ani yükseliş cari açığı ve enflasyonu artıracaktır. Ayrıca Hürmüz Boğazı'nın kapanması, Doğu Akdeniz'deki enerji koridorlarına alternatif arayışını hızlandırabilir. Türkiye'nin, Katar ve Azerbaycan ile enerji alanındaki iş birliğini derinleştirmesi beklenirken, Montrö Boğazlar Sözleşmesi kapsamında Karadeniz'deki güvenlik dengeleri de bu krizden etkilenebilir.