GlobalMercek
Telegram
⚠ EDİTÖRYEL NOT

Bu platform, başta Batı medyası olmak üzere küresel ana akım haber kaynaklarını çeviri yoluyla Türk okuyucuya sunmaktadır. Amacımız bu haberlerin önemli bir bölümünün ne denli taraflı, çifte standartlı ve manipülatif olduğunu açığa çıkarmaktır. Batı medyasının kendi çıkarlarına göre şekillendirdiği bu içerikleri eleştirel bir bakışla okumanızı tavsiye ederiz.

DÜNYA GÜNDEMİ
Dış Politika

İran, ABD ve İsrail: Yanlış Anlama Mutabakatı mı

✍️ GlobalMercek 📖 3 dk okuma
İran, ABD ve İsrail: Yanlış Anlama Mutabakatı mı
🌙
📡 Alternatif/Bölgesel Medya
Kaynak perspektifi: Katar-Körfez Perspektifi
🌙 Katar-Körfez Perspektifi
Çeviri Kaynağı
Al Jazeera English — Bu haber, Al Jazeera English'da yayımlanan haberin Türkçe çevirisidir.
Orijinal Habere Git

İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasında nükleer anlaşmaya dönüş umutları yeniden yeşerirken, araştırmacı gazeteci Jeremy Scahill’e göre bu iki ülke arasında gerçek bir ilerleme kaydedilmesi son derece zor. Drop Site News’in kurucu ortağı Scahill, Tahran ve Washington arasındaki ilişkiyi “yanlış anlama mutabakatı” olarak tanımlıyor; tarafların birbirlerine karşı derin bir güvensizlik beslediğini ve mevcut müzakerelerin bu temel sorunu aşamayacağını belirtiyor. Aynı zamanda bölgede İsrail’in de dahil olduğu karmaşık bir denklem söz konusu. Scahill’in değerlendirmeleri, İran’ın nükleer programı, ABD yaptırımları ve İsrail’in bölgesel politikaları arasındaki girift ilişkiyi yeniden gündeme taşıyor.

Güvensizlik Çemberi: Müzakereler Neden Tıkanıyor?

Scahill’e göre İran ile ABD arasındaki müzakerelerin başarısızlığının temelinde, 2018’de ABD’nin dönemin Başkanı Donald Trump döneminde Kapsamlı Ortak Eylem Planı’ndan (JCPOA) tek taraflı olarak çekilmesi yatıyor. Bu adım, Tahran’da Washington’a duyulan güveni sarsmış ve İran’ı uranyum zenginleştirme faaliyetlerini anlaşmanın izin verdiği sınırların çok ötesine taşımasına neden olmuştu. Biden yönetimi, anlaşmaya dönme niyetini açıklasa da, İran doğrudan müzakere masasına oturmakta isteksiz. Bunun yerine dolaylı görüşmeler ve ara bulucular üzerinden iletişim kuruluyor. Scahill, bu sürecin yavaş işlediğini ve her iki tarafın da birbirine güvenmediğini vurguluyor.

Özellikle İran Devrim Muhafızları’nın (IRGC) ABD tarafından terör örgütü listesinde tutulması, İran için kabul edilemez bir kırmızı çizgi. Tahran, IRGC’nin listeden çıkarılmasını anlaşmanın ön koşulu olarak görüyor. ABD ise İran’ın bölgedeki vekil güçler aracılığıyla yürüttüğü faaliyetleri ve füze programını endişeyle izliyor. Scahill’e göre bu çıkmaz, iki tarafın da aslında bir anlaşmaya varmak için yeterli siyasi iradeye sahip olmadığını gösteriyor.

İsrail Faktörü ve Bölgesel Boyut

İsrail ise bu denklemin en kritik aktörlerinden biri. Netanyahu hükümeti, JCPOA’nın yeniden canlanmasına şiddetle karşı çıkıyor ve zaman zaman askeri seçeneklerin masada olduğunu ima ediyor. Scahill, İsrail’in İran’ın nükleer tesislerine yönelik siber saldırılar, suikastlar ve sabotaj eylemleriyle anlaşmayı zaten fiilen baltalamaya çalıştığını hatırlatıyor. Bu saldırılar, İran’ın nükleer programını yavaşlatmakla birlikte, Tahran’ın daha da inatçı ve güvensiz bir tutum takınmasına yol açıyor. ABD’nin İsrail’e verdiği koşulsuz destek, İran gözünde Washington’un tarafsız bir arabulucu olmadığının bir kanıtı.

Öte yanda Suudi Arabistan’ın İran ile yürüttüğü normalleşme görüşmeleri, bölgede denklemleri değiştirebilecek bir gelişme. Ancak Scahill, nükleer müzakerelerde ilerleme olmadan Suudi-İran yakınlaşmasının da sınırlı kalacağını öngörüyor. Zira Tahran, nükleer programı üzerindeki baskı azalmadıkça bölgesel tavizler vermeye yanaşmıyor. Bu nedenle İran-ABD hattındaki tıkanma, tüm Ortadoğu’nun güvenlik mimarisini olumsuz etkiliyor.

Türkiye Açısından Değerlendirme

Türkiye, İran ve ABD arasındaki gerilimin yumuşamasını yakından takip ediyor. İran’a uygulanan yaptırımlar, Ankara’nın doğal gaz ve petrol ithalatında alternatif kaynak arayışını sürdürmesini gerektiriyor. Ayrıca İran, Türkiye’nin enerjide bağımlı olduğu ülkelerden biri. Müzakerelerin başarısız olması, yaptırımların devamı anlamına gelirken, olası bir askeri çatışma Türkiye’nin güney sınırında istikrarsızlık yaratabilir. Öte yandan Türkiye, hem Batı hem İran ile diyaloğunu sürdürebilen bir konumda. Bu denge politikası, Ankara’nın krizi yönetme kabiliyetini test etmeye devam edecek.

Etiketler:
İranABDİsrailJeremy Scahillnükleer anlaşmaOrtadoğugüvensizlik

İlgili Haberler

Trump tehditleri İran'ı öfkelendirince: Pakistan İsviçre görüşmelerini canlandırmaya hazırlanıyor
Dış Politika

Trump tehditleri İran'ı öfkelendirince: Pakistan İsviçre görüşmelerini canlandırmaya hazırlanıyor

23 dk önce

Pakistan Başbakanı: İran krizi yatıştırmada ‘çok dürüst’ davrandı
Dış Politika

Pakistan Başbakanı: İran krizi yatıştırmada ‘çok dürüst’ davrandı

30 dk önce

Almanya'dan Hürmüz Boğazı'nda geçiş ücreti uyarısı
Dış Politika

Almanya'dan Hürmüz Boğazı'nda geçiş ücreti uyarısı

45 dk önce

Vance: ABD-İran diyaloğu 'yeni bir sayfa' açabilir
Dış Politika

Vance: ABD-İran diyaloğu 'yeni bir sayfa' açabilir

45 dk önce