İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD ile savaş yerine anlaşma arayışında olduklarını belirterek, "Başkanınızla bir anlaşmaya vardık... Buna dayanarak ilerlemek istiyoruz ve hâlâ ilerlemeyi arzuluyoruz" dedi. Pezeşkiyan bu sözleri Fox News'e verdiği özel röportajda kullandı. Açıklama, Tahran'ın Washington ile diplomatik kanalları açık tutma ve olası bir nükleer anlaşmanın temelini koruma çabası olarak yorumlandı.
Diplomatik açılımın arka planı
Pezeşkiyan'ın Fox News'e konuşması, İran'ın Batı basınına verdiği ender doğrudan mesajlardan biri. İran lideri, röportajda "Savaş istemiyoruz, anlaşma istiyoruz" mesajını yinelerken, mevcut ABD yönetimiyle varıldığı iddia edilen mutabakata atıf yaptı. Bu ifade, İran'ın 2015 nükleer anlaşması (JCPOA) sonrası dönemde yaşanan belirsizliğe rağmen, diplomatik bir çerçevenin hâlâ mümkün olduğuna işaret ediyor.
Beyaz Saray'dan henüz resmi bir yanıt gelmedi. Ancak Pezeşkiyan'ın sözleri, İran'ın yaptırımların kaldırılması karşılığında nükleer programını sınırlama konusunda istekli olduğunu gösteriyor. İran, son aylarda uranyum zenginleştirme faaliyetlerini yüzde 60 saflık düzeyine kadar çıkarmış, bu adım Batı başkentlerinde endişe yaratmıştı. Pezeşkiyan'ın açıklaması, bu gerilimi düşürme ve müzakerelere dönme niyetinin bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Uzmanlar, İran'ın Fox News gibi muhafazakâr bir kanalı seçmesini, ABD'nin iç siyasetindeki Cumhuriyetçi kanada doğrudan mesaj verme stratejisi olarak okuyor. Tahran, olası bir anlaşmanın ABD Kongresi'nden geçmesi için iki partinin de desteğine ihtiyaç duyulduğunu biliyor. Pezeşkiyan'ın "anlaşmaya vardık" ifadesi, henüz kamuoyuna yansımayan teknik görüşmelerin varlığına işaret ediyor olabilir.
Bölgesel ve küresel boyut
İran'ın ABD ile anlaşma arayışı, Orta Doğu'da artan tansiyonun ortasında geldi. İsrail-Hamas savaşı, Lübnan'daki Hizbullah gerilimi ve Kızıldeniz'deki Husi saldırıları, bölgesel bir yangının kapıda olduğu algısını güçlendirmişti. Pezeşkiyan'ın mesajı, İran'ın bu cephelerde doğrudan bir savaşa girmek istemediğini gösteriyor. Aynı zamanda, İran'ın nükleer programıyla ilgili uluslararası baskıyı hafifletme çabası olarak da okunabilir.
Rusya ve Çin, İran ile ilişkilerini derinleştirirken, Batı ile bir yakınlaşma İran'ın dış politikasında denge arayışının bir parçası. Pezeşkiyan, seçim kampanyasında da yaptırımların kaldırılması ve ekonomik iyileşme vaadinde bulunmuştu. Ancak İran'ın nükleer politikasındaki nihai karar mercii, Devrim Muhafızları ve dini lider Ali Hamaney. Pezeşkiyan'ın açıklamaları, Hamaney'in onayı olmadan atılmış bir adım değil. Dolayısıyla bu mesaj, Tahran'ın kolektif iradesini yansıtıyor.
ABD'de ise seçim takvimi yaklaşıyor. Başkan Joe Biden yönetimi, İran ile bir anlaşma sağlamanın zorluğunu biliyor. Cumhuriyetçiler, İran'a yönelik "maksimum baskı" politikasını savunuyor. Pezeşkiyan'ın Fox News'e çıkması, bu kesime "masadayız" mesajı verme amacı taşıyor. Ancak İran'ın bölgesel faaliyetleri ve insan hakları ihlalleri, ABD Kongresi'nde anlaşma önünde ciddi engel.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA), İran'ın nükleer programına ilişkin denetimlerini sürdürüyor. Ajans, son raporlarında İran'ın işbirliğinin sınırlı olduğunu belirtmişti. Pezeşkiyan'ın açıklamaları, UAEA ile daha fazla işbirliği sinyali olarak yorumlanabilir. Ancak somut bir adım için İran'ın zenginleştirme faaliyetlerini yavaşlatması ve denetimlere tam erişim sağlaması gerekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran'ın ABD ile anlaşma arayışı, Türkiye'nin güvenlik ve ekonomi çıkarlarını doğrudan etkiliyor. Türkiye, İran ile uzun bir sınırı paylaşıyor ve enerji ithalatında İran doğalgazına bağımlı. Yaptırımların kaldırılması, Türkiye'nin İran ile ticaretini kolaylaştırabilir ve bölgesel gerilimi düşürebilir. Ayrıca, olası bir nükleer anlaşma, Orta Doğu'da silahlanma yarışını sınırlayarak Türkiye'nin güvenlik çevresini istikrara kavuşturabilir. Ancak Ankara, İran'ın bölgesel milislerle ilişkilerini ve Suriye'deki etkisini de dikkatle izliyor. ABD-İran yakınlaşması, Türkiye'nin denge politikasını zorlaştırabilir.