İran, 27 Haziran Cumartesi günü ABD güçleriyle bağlantılı hedeflere saldırı düzenlediğini duyururken, Bahreyn yönetimi İran bağlantılı olduğu belirtilen bir insansız hava aracı (İHA) saldırısı yaşandığını bildirdi. Bu gelişmeler, tarafların geçen hafta varılan ve dört aydır süren savaşı sona erdirme amaçlı anlaşmayı ihlal etmekle birbirlerini suçlamaya devam ettiği bir dönemde yaşandı. Dubai ve Washington merkezli kaynaklara göre, İran Devrim Muhafızları tarafından yapılan açıklamada, ABD'nin güney kıyılarına düzenlediği hava saldırılarına yanıt olarak Basra Körfezi'ndeki bazı ABD askeri tesislerinin hedef alındığı belirtildi. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ise İran'ın iddialarını yalanlamasa da, saldırıların sınırlı hasara yol açtığını ve can kaybı yaşanmadığını açıkladı.
Gelişmenin arka planı
Olaylar, ABD'nin geçen hafta İran'ın güney kıyılarındaki askeri tesislere yönelik hava saldırıları düzenlemesiyle başladı. ABD yönetimi, bu saldırıların İran'ın bölgedeki vekil güçler aracılığıyla ABD üslerine yönelik saldırılarına bir misilleme olduğunu savundu. İran ise bu saldırıları kınayarak, uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve anlaşmayı ihlal ettiğini ileri sürdü. Bahreyn'deki saldırıda ise, İran yapımı olduğu belirtilen bir Şahid-136 tipi kamikaze İHA'nın Bahreyn'in güneyindeki bir askeri üssü hedef aldığı, ancak hava savunma sistemleri tarafından düşürüldüğü bildirildi. Bahreyn yönetimi, saldırının İran Devrim Muhafızları tarafından yönlendirildiğini iddia etti. Her iki taraf da birbirini geçen haftaki ateşkes anlaşmasını ihlal etmekle suçluyor. Anlaşma, taraflar arasında çatışmaların durdurulması ve müzakere masasına dönülmesi için umut vermişti.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu son saldırılar, Basra Körfezi'nde tansiyonun yeniden yükselmesine neden oldu. İran'ın ABD hedeflerini vurması ve Bahreyn'e yönelik İHA saldırısı, bölgedeki ABD müttefiklerini de endişelendiriyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, olayları kınarken, ABD'nin bölgedeki askeri varlığını artırabileceği sinyalleri geliyor. Uzmanlar, bu çatışmaların Irak ve Yemen'deki vekil güçler aracılığıyla daha geniş bir bölgesel savaşa dönüşme riskine işaret ediyor. Ateşkes anlaşmasının sürdürülebilirliği sorgulanırken, uluslararası toplum taraflara itidal çağrısı yapıyor. BM Güvenlik Konseyi'nin acil toplanması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, hem İran hem de ABD ile dengeli ilişkiler yürüten bir ülke olarak bu gelişmelerden doğrudan etkilenebilir. Basra Körfezi'ndeki gerginlik, enerji nakil hatlarının güvenliğini tehdit ettiği için Türkiye'nin enerji maliyetlerinde artışa yol açabilir. Ayrıca, bölgedeki istikrarsızlık Suriye ve Irak'ta Türkiye'nin güvenlik çıkarlarını da etkileyebilir. Türkiye, ateşkesin korunması ve diyaloğun teşvik edilmesi yönünde arabuluculuk rolü üstlenebilir. Ancak, ABD ile İran arasındaki gerginlik, Türkiye'nin NATO yükümlülükleri ile bölgesel çıkarları arasında denge kurmasını zorlaştırabilir.