İran'ın, ABD ile yürüttüğü müzakereleri kasıtlı olarak uzatarak Kasım ayındaki ABD ara seçimlerini etkilemeyi ve Donald Trump'ı siyasi olarak zayıflatmayı amaçladığı öne sürüldü. Üst düzey yetkililere dayandırılan habere göre, Tahran yönetimi müzakerelerde zaman kazanarak hem askeri bir müdahale riskini azaltmak hem de ABD iç siyasetinde Cumhuriyetçilerin elini zayıflatmak istiyor. İran'ın Washington'a yönelik derin güvensizliği ve olası bir askeri harekat endişesi, sürecin uzamasında etkili olan faktörler arasında gösteriliyor.
Müzakerelerin arka planı ve İran'ın stratejisi
Habere göre, İran ile ABD arasındaki görüşmeler, nükleer anlaşma ve yaptırımların kaldırılması gibi konularda somut bir ilerleme sağlanamadan aylardır devam ediyor. İranlı yetkililer, ABD'nin 2018'de anlaşmadan çekilmesi ve yeniden yaptırım uygulamasının ardından Washington'a olan güvenin tamamen sarsıldığını belirtiyor. Tahran, müzakereleri sürdürerek uluslararası toplum nezdinde iyi niyetli bir görüntü çizerken, diğer yandan ABD'nin olası bir askeri müdahalesini caydırmayı hedefliyor.
Reuters'in aktardığına göre, İran'ın müzakereleri uzatma kararında, ABD Başkanı Donald Trump'ın Kasım ara seçimlerinde siyasi olarak zayıf düşmesini istemesi de etkili. Trump yönetimi, İran'a yönelik "maksimum baskı" politikası izlerken, Tahran yönetimi bu politikayı ABD iç siyasetinde bir koz olarak kullanmayı amaçlıyor. İranlı yetkililer, ara seçimler öncesinde anlaşmaya varmayı engelleyerek Trump'ın elini zayıflatmayı ve olası bir ikinci döneminde daha zorlu bir müzakere pozisyonu elde etmeyi düşünüyor.
Öte yandan, İran'ın müzakereleri uzatmasının ardında yatan bir diğer neden de ülke içindeki ekonomik sıkıntılar. Yaptırımların ağırlaştırdığı ekonomik kriz, hükümet üzerindeki baskıyı artırırken, müzakerelerden somut bir sonuç alınamaması halk arasında hayal kırıklığına yol açıyor. Ancak yönetim, ABD'nin ön koşul olarak öne sürdüğü talepleri kabul etmenin siyasi olarak intihar anlamına geleceğini düşünüyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
İran-ABD müzakerelerindeki belirsizlik, Orta Doğu'da tansiyonun yüksek kalmasına neden oluyor. İsrail ve Suudi Arabistan gibi ABD'nin bölgedeki müttefikleri, İran'ın nükleer programını ve bölgesel etkisini endişeyle izliyor. Müzakerelerin uzaması, İran'ın nükleer faaliyetlerini daha da genişletmesine zemin hazırlayabilir. Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (IAEA), İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini sürdürdüğünü ve denetimlerin kısıtlandığını bildirmişti.
ABD ara seçimleri, yalnızca İran dosyası açısından değil, küresel enerji piyasaları ve güvenlik dengeleri açısından da kritik. Petrol fiyatları, İran'ın ham petrol ihracatının engellenmesi ve bölgesel gerilimler nedeniyle dalgalı seyrediyor. Müzakerelerden olumlu bir sonuç çıkmaması, yaptırımların sürmesi anlamına gelecek ve İran ekonomisi üzerindeki baskıyı artıracak. Ayrıca, İran'ın Orta Doğu'daki vekil güçleri üzerinden yürüttüğü mücadele, Irak, Suriye, Lübnan ve Yemen gibi ülkelerde istikrarsızlığı körükleyebilir.
Uzmanlar, İran'ın müzakereleri uzatma stratejisinin riskli olduğunu belirtiyor. ABD'nin sabrının taşabileceği ve askeri bir müdahale seçeneğinin masada olduğu uyarısı yapılıyor. Aynı zamanda, İran'ın iç ekonomik koşulları ve halkın artan hoşnutsuzluğu, Tahran'ın elini zayıflatabilir. Müzakerelerin uzaması, İran'ın uluslararası izolasyonunu derinleştirebilir ve bölgesel rakiplerinin pozisyonunu güçlendirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran-ABD müzakerelerindeki tıkanıklık, Türkiye'nin sınır komşusu ve önemli bir ekonomik ortak olan İran ile ilişkilerini doğrudan etkiliyor. ABD yaptırımları, Türkiye'nin İran ile olan ticaretini kısıtlıyor; enerji ithalatı ve doğalgaz alımlarında zorluklar yaşanıyor. Ayrıca, İran'ın nükleer programındaki belirsizlik ve olası askeri gerilim, Türkiye'nin bölgesel güvenliğini tehdit ediyor. Türkiye, müzakerelerin başarıya ulaşmasını ve yaptırımların kalkmasını istiyor; ancak İran'ın uzatma stratejisi, Türkiye'nin ekonomik çıkarlarını olumsuz etkileyebilir. Ankara, hem ABD hem de İran ile dengeli ilişkiler yürütmeye çalışırken, bölgesel istikrarın korunması için diplomatik çabalarını sürdürüyor.