Irak Başbakanı Ali el-Zaidi, Suudi Arabistan'a yönelik insansız hava aracı (İHA) saldırılarını araştırma talimatı verdi ve İran sınırındaki üç geçiş noktasının kapatılmasını emretti. El-Zaidi ayrıca, İran sınırındaki Meysan vilayetindeki operasyon komutanlığında bir komutanı görevden aldı. Başbakanlık Ofisi'nden yapılan açıklamaya göre, saldırıların arkasında kimin olduğunu belirlemek için kapsamlı bir soruşturma başlatıldı. Olay, bölgede artan gerginliğin son halkası olarak değerlendiriliyor.
Saldırıların arka planı ve Irak'ın tepkisi
Son haftalarda Suudi Arabistan'ın doğu bölgelerine yönelik İHA saldırılarında artış yaşandı. Suudi yetkililer, saldırıların İran destekli gruplar tarafından gerçekleştirildiğini öne sürerken, Tahran yönetimi suçlamaları reddediyor. Irak hükümeti ise kendi topraklarının saldırılarda üs olarak kullanılmasına izin vermeyeceğini yineledi. Başbakan el-Zaidi'nin talimatıyla başlatılan soruşturma, Irak güvenlik güçlerinin ve istihbarat birimlerinin yanı sıra koalisyon güçlerinin de katılımıyla yürütülecek. Soruşturma kapsamında, İran sınırındaki Meysan vilayetinde bulunan Operasyon Komutanlığı'ndaki bir komutan görevden alındı. Bu komutanın, saldırılarda kullanılan İHA'ların geçiş güzergâhlarıyla bağlantılı olduğu iddia ediliyor. Irak Savunma Bakanlığı, konuyla ilgili detaylı bir raporun önümüzdeki günlerde kamuoyuyla paylaşılacağını duyurdu.
Irak, İran ile 1.458 kilometrelik bir sınıra sahip. Bu sınır üzerinde bulunan üç geçiş noktası — Meysan, Basra ve Diyala — ticari ve insani açıdan büyük önem taşıyor. Ancak son dönemde bu geçiş noktaları, yasadışı silah ve mühimmat transferi için kullanıldığı gerekçesiyle eleştiriliyordu. Başbakan el-Zaidi'nin geçiş noktalarını kapatma kararı, hem İran'a yönelik bir mesaj hem de iç güvenliği sağlama çabası olarak yorumlanıyor. Kapatma kararının ne kadar süreceği henüz açıklanmadı. Irak Ticaret Bakanlığı, kapatmanın ekonomik etkilerini değerlendirmek üzere bir komisyon kurdu. Sınır ticareti, Irak'ın İran ile olan yıllık 10 milyar dolarlık ticaret hacminin önemli bir kısmını oluşturuyor.
Uzmanlar, saldırıların Irak'ın egemenliği ve toprak bütünlüğü açısından ciddi bir sınav olduğunu belirtiyor. Bağdat yönetimi, uzun süredir İran ile ABD arasında denge politikası yürütmeye çalışıyor. Ancak son olaylar, bu dengenin ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor. Irak Parlamentosu'ndaki bazı milletvekilleri, hükümeti yeterince şeffaf olmamakla eleştirirken, diğerleri soruşturmanın bağımsız yürütülmesi gerektiğini vurguluyor. İran yanlısı gruplar ise kapatma kararına tepkili. Haşdi Şabi'ye yakın kaynaklar, kararın "ABD'nin baskısıyla" alındığını öne sürüyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Suudi Arabistan, saldırıların ardından Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne başvurarak uluslararası soruşturma talep etti. Riyad yönetimi, İran'ın bölgedeki "yıkıcı faaliyetlerine" karşı sert önlemler alınması çağrısında bulundu. ABD Dışişleri Bakanlığı, Irak'ın soruşturma kararını memnuniyetle karşıladığını ancak sonuçların somut delillere dayanması gerektiğini bildirdi. Avrupa Birliği ise taraflara itidal çağrısı yaptı. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, suçlamaları "asılsız" olarak nitelendirerek Irak'ın iç işlerine karışmadıklarını savundu.
Bu gelişmeler, Orta Doğu'da yeni bir gerilim hattının oluştuğunu gösteriyor. İran'ın bölgesel etkisini sınırlama çabaları, Suudi Arabistan ve İsrail'in yanı sıra ABD tarafından da destekleniyor. Irak ise bu denklemde kritik bir konumda. Ülke topraklarının saldırılarda kullanılması, Bağdat'ın egemenlik iddialarını zayıflatıyor ve iç siyasetteki kırılganlığı artırıyor. Öte yandan, İran'ın Irak üzerindeki nüfuzu, özellikle güvenlik ve ekonomik alanlarda derinleşmiş durumda. Bu nedenle Bağdat'ın atacağı adımlar, hem Tahran hem de Washington tarafından yakından izleniyor.
Saldırıların hedefi olan Suudi Arabistan'ın doğu bölgeleri, ülkenin en önemli petrol sahalarını barındırıyor. 2019'da Abqaiq ve Khurais tesislerine yapılan saldırılar, küresel petrol fiyatlarında geçici bir şok yaratmıştı. Benzer bir saldırının tekrarlanması, enerji piyasalarında yeni dalgalanmalara yol açabilir. Uluslararası Enerji Ajansı, bölgedeki istikrarsızlığın petrol arz güvenliği için risk oluşturduğu uyarısında bulundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Irak'ın kuzeyindeki gelişmeler, Türkiye'nin güvenlik ve enerji politikalarını doğrudan etkiliyor. İran sınırındaki geçiş noktalarının kapatılması, Türkiye üzerinden yapılan transit ticareti olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, İHA saldırıları ve artan istikrarsızlık, PKK gibi terör örgütlerinin bölgedeki hareketliliğini artırabilir. Türkiye, Irak'ın toprak bütünlüğünü desteklerken, İran ile Suudi Arabistan arasındaki gerilimin tırmanmasından endişe duyuyor. Ankara, hem ekonomik çıkarlarını korumak hem de güvenlik risklerini yönetmek için diplomatik kanalları aktif tutmaya çalışıyor. Bölgede kalıcı bir istikrar sağlanması, Türkiye'nin enerji güvenliği ve ticaret yolları için kritik önem taşıyor.