Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani'nin, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile telefonda görüşerek ikili güvenlik işbirliğini ele aldığı bildirildi. Görüşme, İran destekli Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarını artırdığı ve Yemen'deki çatışmaların şiddetlendiği bir dönemde gerçekleşti. Irak, son aylarda Suudi Arabistan ile ilişkilerini geliştirme yönünde adımlar atıyor.
Görüşmenin Arka Planı ve Irak-Suudi İlişkileri
Irak Başbakanı Sudani ile Suudi Veliaht Prensi Bin Selman arasındaki telefon görüşmesi, iki ülke arasında son dönemde artan diplomatik temasların bir parçası. Irak, 2023 yılında Suudi Arabistan ile ticaret ve yatırım anlaşmaları imzalamış, sınır kapılarının açılması ve ekonomik işbirliğinin güçlendirilmesi konusunda mutabakata varmıştı. Ancak İran yanlısı milislerin Suudi topraklarına yönelik saldırıları, bu ilişkilerin güvenlik boyutunu ön plana çıkarıyor.
Irak hükümeti, İran destekli grupların Suudi Arabistan'a saldırılarını engelleme konusunda isteksiz veya yetersiz görünüyor. Son haftalarda Husilerin Suudi Arabistan'ın güney bölgelerine ve petrol tesislerine yönelik insansız hava aracı ve füze saldırılarında artış yaşandı. Suudi Arabistan, bu saldırılardan Irak'taki milis gruplarını da sorumlu tutuyor. Bağdat yönetimi ise saldırıları kınasa da etkili bir önlem almakta zorlanıyor.
Uzmanlar, Irak'ın Suudi Arabistan ile güvenlik işbirliğini geliştirme çabasını, İran'ın bölgesel etkisini dengeleme ve Arap dünyasıyla ilişkilerini normalleştirme çabası olarak yorumluyor. Ancak Irak'taki İran yanlısı milislerin varlığı, bu işbirliğinin önündeki en büyük engel olarak duruyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırıları, Yemen'deki iç savaşın bölgesel yansımalarını gösteriyor. İran, Husileri destekleyerek Suudi Arabistan'ı yıpratmayı ve bölgedeki nüfuzunu artırmayı hedefliyor. Suudi Arabistan ise İran'ın bu politikasına karşı ABD ve diğer Körfez ülkeleriyle işbirliğini güçlendiriyor.
Irak'ın arabuluculuk çabaları, bölgesel gerilimin azaltılması açısından önem taşıyor. Ancak Irak'ın kendi içindeki İran yanlısı gruplar üzerinde kontrolü sınırlı. Bu durum, Bağdat'ın Riyad'a verdiği güvenlik garantilerinin ne kadar etkili olacağı sorusunu gündeme getiriyor.
Uluslararası toplum, Husilerin saldırılarını kınarken, İran'ın bu gruplara verdiği desteğin sona ermesi çağrısında bulunuyor. BM ve ABD, Yemen'de kalıcı bir ateşkes için çaba harcıyor ancak taraflar arasındaki güvensizlik nedeniyle ilerleme sağlanamıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Irak ve Suudi Arabistan arasındaki güvenlik işbirliği sürecini yakından takip ediyor. Ankara, bölgede istikrarın korunmasını ve İran'ın yayılmacı politikalarının dengelenmesini kendi güvenliği açısından önemli görüyor. Irak'ın Suudi Arabistan ile yakınlaşması, Türkiye'nin de Irak ve Körfez ülkeleriyle ekonomik ve güvenlik işbirliğini güçlendirmesine olanak tanıyabilir. Ancak Irak'taki İran yanlısı milislerin varlığı, Türkiye'nin bölgedeki terörle mücadelesini ve enerji güvenliğini de etkiliyor. Husilerin saldırıları, Kızıldeniz'deki ticaret yollarını tehdit ederek Türkiye'nin ihracatını dolaylı yoldan etkileyebilir.