Yemen hükümeti, Husilerin Çin yapımı teknolojiyi silah amacıyla kullanma girişimlerini Pekin ile görüştüğünü açıkladı. Yemenli bir bakan çarşamba günü yaptığı açıklamada, iki taraf arasında uzun süredir devam eden iç savaşın tırmanmasıyla birlikte bu konunun Çin makamlarıyla ele alındığını belirtti. Bakan, “Çinliler ortaklarımız ve onlarla bu konuyu görüştük” dedi.
Görüşmenin arka planı
Yemen’de İran destekli Husiler ile uluslararası alanda tanınan Yemen hükümeti arasındaki çatışma 2014’ten bu yana sürüyor. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun 2015’te başlattığı müdahale, çatışmayı daha da derinleştirdi. Husiler, son yıllarda insansız hava araçları ve balistik füzelerle Suudi Arabistan ve BAE’yi hedef alıyor. Yemen hükümeti, bu silahların yapımında Çin menşeli bileşenlerin kullanıldığını iddia ediyor. Çin, Yemen’deki çatışmada taraf tutmamakla birlikte, Husilerle zaman zaman temas kurduğu biliniyor. Pekin, özellikle 2023’te Suudi Arabistan ile İran arasındaki normalleşme sürecine aracılık ederek bölgesel diplomaside etkinliğini artırdı.
Yemenli bakanın açıklaması, Çin’in Orta Doğu’daki artan rolüne dair tartışmaları yeniden gündeme getirdi. Çin Dışişleri Bakanlığı henüz konuya ilişkin resmi bir açıklama yapmadı. Ancak uzmanlar, Pekin’in Husilerle olan ilişkisini dikkatli bir denge içinde yürüttüğünü, askeri teknoloji transferi iddialarının ise Çin’in bölgedeki itibarını zedeleyebileceğini belirtiyor. Çin, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde Yemen’e yönelik silah ambargosu kararlarını desteklemiş olsa da, Husilerin Çin teknolojisine erişimi konusunda şeffaf bir soruşturma yürütmediği eleştirisiyle karşı karşıya.
Bölgesel ve küresel boyut
Husilerin silah kapasitesini artırması, Kızıldeniz’deki güvenlik dengelerini doğrudan etkiliyor. Husiler, 2023’ün sonundan itibaren Kızıldeniz’de ticari gemilere yönelik saldırılarını artırdı. Bu saldırılar, küresel ticaretin önemli bir geçiş noktası olan Babül Mendeb Boğazı’nda seyir güvenliğini tehlikeye attı. ABD ve İngiltere, Husi hedeflerine yönelik operasyonlar düzenlerken, Çin donanması da bölgede varlık gösteriyor. Çin, Kızıldeniz’deki ticari çıkarlarını korumak için görev gücü bulunduruyor. Pekin’in Husilerle olan teknoloji bağlantısı, ABD ile Çin arasındaki rekabetin yeni bir cephesi olabilir. Washington, Çin’i Husilere silah sağlamakla suçlamasa da, çift kullanımlı teknolojilerin kontrolsüz şekilde bölgeye akışından endişeli.
Yemen hükümetinin Çin ile görüşmesi, aynı zamanda Çin’in Yemen’deki diplomatik nüfuzunu artırma çabası olarak da okunabilir. Çin, Yemen’deki insani krize yönelik yardımlar yapıyor ve barış sürecine destek veriyor. Ancak Husilerin Çin teknolojisi kullanması, Pekin’in tarafsızlık imajına gölge düşürebilir. Uzmanlar, Çin’in bu tür iddiaları ciddiye alarak soruşturma başlatmasının, bölgesel güvenlik ve itibarı açısından kritik olduğunu vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen’deki iç savaşta taraf tutmamakla birlikte, Kızıldeniz’deki istikrarsızlıktan doğrudan etkileniyor. Husilerin silah kapasitesinin artması, bölgede tansiyonu yükselterek Türkiye’nin deniz ticaret yollarını ve enerji güvenliğini tehdit ediyor. Ayrıca Çin’in Husilerle teknoloji bağlantısı, Türkiye’nin Çin ile gelişen ekonomik ve savunma ilişkilerinde dikkatli bir denge gözetmesini gerektiriyor. Türkiye, bölgesel barış için diplomatik çabalarını sürdürürken, Çin’in Yemen politikasını yakından izlemeli.