Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY), 21 Eylül'de uzun süredir geciken Peşmerge paramiliter güçlerinin Peşmerge İşleri Bakanlığı (MoPA) çatısı altında birleştirilmesi ve yeniden yapılandırılması sürecinin tamamlandığını resmen duyurdu. Peşmerge, kökleri Kürt gerilla hareketine dayanan Kürt silahlı kuvvetleri. Bu birleşme, Irak'tan ABD askeri çekilmesinin hızlandığı bir dönemde, Kürt siyasi ve askeri birliği açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Peşmerge Birleşmesinin Arka Planı
Peşmerge güçleri tarihsel olarak Irak Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ve Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) gibi ana siyasi partilere bağlı ayrı yapılar halinde örgütlenmişti. Bu bölünmüşlük, 2014'te IŞİD'in Musul'u ele geçirmesi ve ardından Kerkük'ün Peşmerge kontrolünden çıkması gibi olaylarda zafiyet yarattı. 2017 bağımsızlık referandumu sonrası Irak merkezi hükümeti ile yaşanan gerilim de birleşme çabalarını sekteye uğrattı.
Peşmerge İşleri Bakanlığı, birleşme sürecinin tamamlandığını açıklarken, güçlerin tek komuta altında toplandığını ve maaş sisteminin merkezileştirildiğini belirtti. Ancak KDP ve KYB arasındaki siyasi rekabetin tamamen sona erip ermediği belirsizliğini koruyor. Zira her iki parti de kendi nüfuz alanlarını koruma eğiliminde.
Irak Kürt Bölgesel Yönetimi, ekonomik kriz, Bağdat ile petrol gelirleri paylaşımı anlaşmazlıkları ve IŞİD sonrası güvenlik boşluklarıyla mücadele ediyor. Peşmerge'nin birleşmesi, bu sorunlarla başa çıkmada askeri kapasiteyi artırmayı hedefliyor. Ancak birleşmenin fiiliyatta ne kadar etkili olacağı, sahadaki komuta yapısına ve partiler arası güven tesisine bağlı.
ABD Çekilmesi ve Bölgesel Dengeler
ABD'nin Irak'tan asker çekme kararı, özellikle 2021'de muharip görevin sona ermesinin ardından danışmanlık ve eğitim misyonuna dönüşen varlığını azaltması, Kürt güçleri için stratejik bir belirsizlik yaratıyor. Peşmerge, yıllardır ABD liderliğindeki koalisyon güçlerinden eğitim, istihbarat ve lojistik destek alıyordu. ABD çekilmesi, sahadaki hava desteği ve istihbarat paylaşımını sınırlayabilir.
Bu durum, Kürtlerin İran, Türkiye ve Irak merkezi hükümeti gibi bölgesel aktörlerle ilişkilerini yeniden dengelemesini gerektiriyor. İran, KYB ile tarihsel bağlara sahipken, Türkiye, KDP ile enerji ve ticaret ilişkilerini derinleştirmiş durumda. ABD'nin çekilmesi, bu aktörlerin Kürt bölgesindeki nüfuz mücadelesini artırabilir.
Öte yandan, IŞİD'in Irak ve Suriye'de yeniden canlanma işaretleri, Peşmerge'nin birleşik bir cephe oluşturmasını daha da elzem kılıyor. Ancak Kürt siyasi partileri arasındaki güvensizlik, birleşmenin kalıcılığını tehdit eden en büyük faktör olarak öne çıkıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Irak'ta Peşmerge'nin birleşmesi, Türkiye'nin güvenlik ve dış politika çıkarları açısından iki yönlü bir sonuç doğurabilir. Bir yandan, tek komuta altında toplanmış, disiplinli bir Peşmerge, PKK ile mücadelede Türkiye'ye dolaylı fayda sağlayabilir; zira dağınık yapıların kontrolsüz silahlı faaliyetleri risk oluşturuyordu. Öte yandan, Türkiye, IKBY'nin askeri kapasitesinin güçlenmesini, bağımsızlık yönelimini artırabileceği endişesiyle izliyor. ABD'nin çekilmesiyle bölgede oluşan boşluk, Türkiye'nin KDP ile enerji ve ticaret bağlarını daha da önemli kılıyor. Ayrıca, Peşmerge'nin birleşmesi, Türkiye'nin Irak merkezi hükümetiyle yürüttüğü PKK ile ortak mücadele çabalarını da etkileyebilir. Ankara, süreci dikkatle takip ederek, hem KDP hem de KYB ile dengeli ilişkiler kurma arayışını sürdürecektir.