Irak Kürdistan Bölgesi, 21 Eylül'de uzun süredir ertelenen Peşmerge paramiliter güçlerinin Peşmerge İşleri Bakanlığı (MoPA) çatısı altında birleştirilmesi ve yeniden düzenlenmesinin tamamlandığını resmen duyurdu. Peşmerge, kökleri Kürt gerilla hareketine dayanan ve Irak'taki en büyük silahlı Kürt gücü olan bir yapı. Bu birleşme, ABD askerlerinin Irak'tan çekilme sürecinin hızlandığı bir dönemde, Kürtlerin iç bölünmüşlüğünü giderme çabalarının somut bir adımı olarak öne çıkıyor. Ancak Peşmerge'nin tam anlamıyla birleşip birleşemeyeceği, Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ile Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) arasındaki derin siyasi ve askeri ayrılıklar nedeniyle hala belirsizliğini koruyor.
Peşmerge Birleşmesinin Arka Planı
Peşmerge güçleri, Irak Kürdistan Bölgesi'nde fiilen iki ana siyasi partiye bağlı olarak örgütlenmiş durumda. KDP'nin kontrolündeki 80'inci Kuvvetler ile KYB'nin kontrolündeki 70'inci Kuvvetler, ayrı komuta yapılarına, ayrı bütçelere ve hatta ayrı istihbarat birimlerine sahip. 2014 yılında IŞİD'in Musul'u ele geçirmesinin ardından Peşmerge, uluslararası koalisyonun eğitim ve donatım desteğiyle yeniden yapılandırılmaya başlandı. Ancak bu süreçte bile iki parti arasındaki rekabet, güçlerin tek çatı altında toplanmasını engelledi.
Peşmerge İşleri Bakanlığı, 2019 yılında Irak merkezi hükümeti ile Kürdistan Bölgesel Yönetimi arasında imzalanan anlaşmayla resmen kuruldu. Bakanlığın amacı, tüm Peşmerge güçlerini tek bir komuta zinciri altında birleştirmek, maaşları merkezi bütçeden ödemek ve güçlerin siyasi partilere bağımlılığını azaltmaktı. Ancak KYB, bu süreci KDP'nin Peşmerge üzerindeki etkisini artırma girişimi olarak gördü ve direndi. Birleşme süreci, özellikle 2018'deki bağımsızlık referandumunun ardından Irak merkezi hükümetinin Kürdistan Bölgesi'ne yönelik yaptırımları ve bütçe kesintileri nedeniyle daha da yavaşladı.
Son duyuru, teknik düzeyde bir birleşmenin tamamlandığını gösteriyor. Ancak sahada, KDP ve KYB'ye bağlı güçlerin hala ayrı hareket ettiği, özellikle Kerkük ve çevresindeki tartışmalı bölgelerde bu ayrılığın somut sonuçlar doğurduğu biliniyor. Uzmanlar, kağıt üzerinde tamamlanan birleşmenin pratikte ne kadar uygulanacağının, iki parti arasındaki güven artırıcı adımlara ve siyasi pazarlıklara bağlı olduğunu belirtiyor.
ABD Çekilmesi ve Bölgesel Dengeler
ABD'nin Irak'taki asker sayısını azaltma kararı, Kürt siyasi grupları üzerindeki baskıyı artırıyor. ABD Başkanı Joe Biden yönetimi, Irak'ta kalan yaklaşık 2.500 askerini savaş görevi dışındaki rollerde tutacağını açıklamış olsa da, bu adımın bölgedeki güç dengesini nasıl etkileyeceği belirsiz. ABD askerlerinin çekilmesi, özellikle İran'ın Irak'taki nüfuzunu artırmasına yol açabilir. İran, KYB ile daha yakın ilişkilere sahipken, KDP geleneksel olarak Türkiye ve ABD ile daha yakın çalışıyor.
Peşmerge birleşmesi, Irak merkezi hükümeti ile Kürdistan Bölgesel Yönetimi arasındaki ilişkilerde de önemli bir sınav olacak. Bağdat, Peşmerge maaşlarını merkezi bütçeden ödemeyi taahhüt etmişti, ancak bu taahhüt henüz tam olarak yerine getirilmedi. Birleşme, merkezi hükümetin Peşmerge üzerindeki denetimini artırabilir veya Kürdistan Bölgesi'nin özerkliğini güçlendirebilir. Bu durum, Irak'ta federalizm tartışmalarını yeniden alevlendirebilir.
Öte yandan, IŞİD tehdidi hala tam olarak ortadan kalkmış değil. Peşmerge'nin birleşmesi, IŞİD'e karşı mücadelede koordinasyonu artırabilir ve bölgesel istikrara katkı sağlayabilir. Ancak birleşmenin başarısız olması, Kürt güçleri arasındaki rekabeti derinleştirerek IŞİD'in yeniden güçlenmesine zemin hazırlayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Irak'taki Peşmerge birleşmesi, Türkiye'nin güvenlik ve dış politika çıkarları açısından yakından takip edilmesi gereken bir gelişme. Türkiye, uzun süredir Irak Kürdistan Bölgesi'ndeki siyasi istikrarsızlığın PKK'ya alan açmasından endişe duyuyor. Peşmerge'nin tek çatı altında birleşmesi, Irak merkezi hükümeti ve Kürdistan Bölgesel Yönetimi ile daha etkin bir güvenlik işbirliği imkanı sunabilir. Ancak birleşmenin KDP-KYB rekabeti nedeniyle akamete uğraması, PKK'ya karşı yürütülen mücadelede zafiyet yaratabilir. Türkiye, birleşme sürecinin PKK ile mücadeleye katkı sağlamasını ve Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin Türkiye ile olan ekonomik ve güvenlik ilişkilerini güçlendirmesini bekleyecektir. Ayrıca, ABD'nin çekilmesiyle oluşan boşlukta İran'ın etkisinin artması, Türkiye için bölgesel bir rekabet unsuru olarak öne çıkıyor.