Suudi Arabistan, Yemen'deki Husi milislerinin başkent Riyad ve doğudaki Dahran kentini hedef alan füzelerini hava savunma sistemleriyle durdurduğunu açıkladı. Suudi yetkililer, düşen füze parçalarının sivilleri yaraladığını bildirdi. Saldırı, Yemen'deki çatışmaların yeniden şiddetlenmesiyle aynı döneme denk geldi.
Gelişmenin Arka Planı
Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, 2015 yılından bu yana Yemen'de İran destekli Husilere karşı operasyon düzenliyor. Husiler, zaman zaman Suudi topraklarına balistik füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırıları gerçekleştiriyor. Son saldırıda, Riyad ve Dahran'ı hedef alan füzelerin hava savunma sistemleri tarafından imha edildiği, ancak düşen parçaların yerleşim yerlerine isabet ederek yaralanmalara neden olduğu belirtildi. Suudi yetkililer, saldırıların sivil altyapıyı hedef aldığını ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurguluyor.
Husiler ise saldırıların Suudi Arabistan'ın Yemen'e yönelik müdahalesine bir yanıt olduğunu savunuyor. Örgüt, Suudi petrol tesislerini ve askeri hedeflerini vurduğunu iddia ediyor. Ancak bağımsız kaynaklar, saldırıların çoğunlukla sivil bölgeleri etkilediğini doğruluyor.
Yemen'de son aylarda çatışmalar yeniden tırmanmış durumda. Marib ve Hodeidah cephelerinde yoğun çatışmalar yaşanıyor. BM aracılığıyla yürütülen barış görüşmeleri ise sonuçsuz kaldı. Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırıları, bölgesel gerilimi artırıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik füze saldırıları, İran ile Suudi Arabistan arasındaki vekalet savaşının bir yansıması olarak görülüyor. ABD ve Batılı müttefikler, Husilere silah sağladığı gerekçesiyle İran'ı suçluyor. İran ise bu iddiaları reddediyor. Saldırılar, Körfez'deki enerji güvenliğini de tehdit ediyor; zira Suudi Arabistan dünyanın en büyük petrol ihracatçılarından biri ve küresel petrol fiyatları üzerinde etkili.
Uluslararası toplum, saldırıları kınayarak taraflara itidal çağrısında bulunuyor. BM Güvenlik Konseyi, Husilerin sınır ötesi saldırılarını kınayan kararlar almış olsa da, kalıcı bir çözüm sağlanamadı. Kızıldeniz'deki deniz trafiği de Husilerin tehdidi altında. Son dönemde Husilerin insansız deniz araçlarıyla ticari gemilere saldırması, bölgedeki ticaret yollarını riske atıyor.
Suudi Arabistan'ın hava savunma başarısı, ülkenin gelişmiş savunma sistemlerine sahip olduğunu gösterse de, sürekli saldırılar sivil halk üzerinde psikolojik baskı oluşturuyor ve ekonomik maliyetleri artırıyor. Suudi yetkililer, saldırılara karşılık verme hakkını saklı tutuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen krizinde taraflarla diyalog kuran ve diplomatik çözümü destekleyen bir tutum sergiliyor. Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırıları, Körfez'de istikrarsızlığı artırarak bölgesel ticaret ve enerji güvenliğini tehdit ediyor. Türkiye'nin Körfez ülkeleriyle artan ekonomik ilişkileri ve savunma iş birliği göz önüne alındığında, bu tür saldırılar Ankara'nın bölgesel istikrar çabalarını zorlaştırıyor. Ayrıca, Husilerin deniz ticaretini hedef alması, Türkiye'nin Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı üzerinden yürüttüğü ticaret için de risk oluşturuyor. Türkiye, Yemen'de siyasi çözüm için BM çabalarına destek vermeyi sürdürüyor.