Irak hükümeti, ABD'nin yaptırım muafiyeti talebini kabul etmesinin ardından İran havayollarına Necef kentine günlük 40 sefer düzenleme izni verdi. Bağdat yönetimi, Washington'ın onayıyla İran havayollarının Necef Uluslararası Havalimanı'na düzenli uçuş yapabileceğini açıkladı. Ancak İran'ın en büyük havayolu şirketlerinden Mahan Air, anlaşmanın dışında tutuldu. Bu karar, İran'a yönelik ABD yaptırımları kapsamında kritik bir istisna anlamına geliyor ve bölgesel dengeler açısından dikkatle izleniyor.
Anlaşmanın Arka Planı ve Detayları
Irak Ulaştırma Bakanlığı yetkililerine göre, anlaşma kapsamında İran merkezli havayolları günlük 40 seferle Necef'e yolcu taşıyabilecek. Bu seferler özellikle dini turizm amacıyla İran'dan Irak'a gelen Şii hacı adayları için büyük önem taşıyor. Necef, Şii Müslümanlar için kutsal sayılan İmam Ali Türbesi'ne ev sahipliği yapıyor ve yıllık milyonlarca İranlı hacıyı ağırlıyor.
ABD'nin İran'a yönelik kapsamlı yaptırımları, İran havayollarının uluslararası operasyonlarını ciddi şekilde kısıtlamış durumda. Bu nedenle Bağdat'ın Washington'dan muafiyet talep etmesi ve bu talebin olumlu karşılanması, iki ülke arasındaki hassas dengeyi gözler önüne seriyor. Irak, hem komşusu İran ile ekonomik ve dini bağlarını korumak hem de ABD'nin yaptırım rejimine uyum sağlamak arasında sıkışmış durumda.
Mahan Air'ın anlaşmadan hariç tutulması ise dikkat çekici. ABD Hazine Bakanlığı, Mahan Air'ı 2011 yılından bu yana terör örgütlerine destek sağlamak ve İran Devrim Muhafızları'na hizmet etmekle suçluyor. Bu nedenle şirketin yaptırım listesinde kalması ve muafiyetin dışında tutulması, Washington'ın İran'a yönelik baskı politikasında belirli bir esneklik gösterirken, kritik aktörleri hedef almaya devam ettiğini gösteriyor.
Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani hükümeti, göreve geldiğinden bu yana İran ile ilişkileri dengelemeye çalışıyor. Ülkedeki Şii milis güçleri ve İran yanlısı siyasi bloklar, Bağdat üzerinde önemli bir etkiye sahip. Öte yandan ABD, Irak'ta halen binlerce asker bulunduruyor ve stratejik ortaklığını sürdürüyor. Bu ikili baskı ortamında alınan muafiyet kararı, Irak'ın her iki tarafla da ilişkilerini yönetme çabasının bir yansıması olarak yorumlanıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İran'a yönelik ABD yaptırımları, 2018'de Donald Trump yönetiminin nükleer anlaşmadan çekilmesinin ardından yeniden uygulanmaya başlamıştı. Joe Biden döneminde yaptırımların büyük bölümü korunurken, İran ile dolaylı müzakereler zaman zaman gündeme geldi. Bu muafiyet kararı, Washington'ın İran'a yönelik politikasında sektörel bazda esneklik gösterebileceğine işaret ediyor.
Necef'e düzenlenen uçuşlar, İran için sadece dini değil ekonomik açıdan da hayati önem taşıyor. İran riyalinin değer kaybı ve ülkedeki ekonomik sıkıntılar nedeniyle, dini turizm İran için önemli bir döviz kaynağı. Ayrıca bu uçuşlar, İran'ın Irak üzerindeki nüfuzunu pekiştirmesine de hizmet ediyor. Tahran, Bağdat ile ticaret, enerji ve güvenlik alanlarında derin bağlara sahip.
Bölgesel uzmanlar, bu gelişmeyi İran'ın yaptırımlara rağmen bölgedeki hareket alanını koruma çabası olarak değerlendiriyor. Aynı zamanda ABD'nin, Irak'taki varlığını sürdürebilmek için İran'a bazı tavizler vermek zorunda kaldığı yorumları da yapılıyor. Irak'ın petrol ihracatı ve ekonomik istikrarı, büyük ölçüde ABD ve İran arasındaki gerilimin seyrine bağlı.
Öte yandan, İsrail-Hamas savaşı sonrası Orta Doğu'daki tansiyonun yüksek olduğu bir dönemde, İran havayollarına tanınan bu imtiyaz, İran'ın bölgesel bağlantılarını güçlendirmesine yardımcı olabilir. İran, Irak üzerinden Suriye ve Lübnan'daki müttefiklerine lojistik destek sağlıyor. Sivil havacılık anlaşmaları, bu tür desteklerin dolaylı olarak sürdürülmesine olanak tanıyabilir.
ABD yönetiminin muafiyeti onaylaması, İran nükleer müzakerelerinde bir güven artırıcı adım olarak da okunabilir. Ancak Mahan Air'ın dışarıda tutulması, Washington'ın İran Devrim Muhafızları ve bağlantılı yapılara yönelik tavrını değiştirmediğini gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Irak'ın İran havayollarına Necef'e sefer izni vermesi, Türkiye'nin bölgesel dengeler açısından dikkatle izlemesi gereken bir gelişme. İran'ın Irak üzerindeki artan etkisi, Türkiye'nin Güneydoğu sınırındaki güvenlik dengelerini dolaylı olarak etkileyebilir. Ayrıca, İran'dan Necef'e giden Şii hacıların Türkiye üzerinden transit geçiş güzergahlarını kullanması, Türkiye'nin dini turizm potansiyelini ve ulaştırma gelirlerini etkileyebilir. Öte yandan, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarda muafiyet tanıması, Türkiye'nin İran ile ticari ilişkilerinde benzer esneklikler elde edip edemeyeceği sorusunu gündeme getiriyor. Türkiye, enerji ithalatında İran'a bağımlılığını sürdürürken, ABD yaptırımlarına karşı denge politikası izliyor. Bu gelişme, Ankara'nın Tahran ve Washington arasındaki hassas dengeyi yönetme stratejisi açısından emsal teşkil edebilir.