Irak'ta faaliyet gösteren önemli Şii milis gruplarından Asaib Ehl-i Hak (AAH), Haşdi Şabi (Halk Seferberlik Güçleri) bünyesindeki faaliyetlerini sonlandırarak silahlarını devlet kontrolüne bırakma kararı aldı. Hareket, bu süreci yönetmek üzere özel bir komite kurduğunu ve Irak Silahlı Kuvvetleri'nin emrine gireceğini duyurdu. Bu adım, Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani'nin silahlı grupları devlet otoritesi altında toplama çabaları kapsamında önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor.
Gelişmenin arka planı
AAH lideri Kays el-Hazali tarafından yapılan açıklamada, hareketin Haşdi Şabi'den ayrılmak ve Irak ordusuna bağlanmak için bir komite oluşturduğu belirtildi. Komitenin, silahların devlete teslimi ve güçlerin yeniden yapılandırılması sürecini yürüteceği ifade edildi. AAH, İran'a yakınlığıyla bilinen ve 2006 yılında kurulan bir grup olup, Irak'taki Şii siyasetinde ve askeri sahada önemli bir aktör konumunda. Hareket, 2014 yılında IŞİD'e karşı mücadelede önemli rol oynadı ve bu süreçte Haşdi Şabi çatısı altında yer aldı.
Bu karar, Başbakan Sudani'nin silahlı grupları devlet kontrolüne alma yönündeki politikasının bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Sudani, 2022'de göreve geldiğinden bu yana, Irak'taki milis güçlerinin merkezi otorite altına alınması için çaba gösteriyor. AAH'ın bu kararı, diğer milis grupları için de bir örnek teşkil edebilir, ancak bazı grupların benzer adımlara sıcak bakmadığı biliniyor.
Bölgesel boyut
AAH'ın devlete bağlanması, Irak'ın egemenliğini güçlendirme ve İran'ın ülke üzerindeki etkisini sınırlama çabaları açısından kritik bir anlam taşıyor. AAH'ın İran'la yakın bağları bulunuyor ve bu karar, İran'ın Irak'taki nüfuzunun azalması olarak yorumlanabilir. Öte yandan, benzer bir süreç Ketaib Hizbullah gibi diğer İran yanlısı gruplar için henüz söz konusu değil. Bu durum, Irak'ın iç dengelerinin yanı sıra bölgesel güç mücadelesini de etkileyebilir.
AAH'ın bu adımı, ABD ve diğer Batılı ülkeler tarafından memnuniyetle karşılansa da, sürecin uygulanması ve sürdürülebilirliği belirsizliğini koruyor. Irak'ın güvenlik yapısının yeniden şekillenmesi, ülkenin istikrarı ve bölgesel güç dengesi açısından önemli sonuçlar doğurabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Irak'ın kuzeyinde bulunan Türkiye sınırına yakın bölgelerde etkili olan Haşdi Şabi'nin yeniden yapılanması, PKK ile mücadele eden Türkiye için önemlidir. Silahların devlet kontrolüne geçmesi, Irak'ın kuzeyindeki PKK varlığına karşı Türkiye'nin Irak merkezi hükümetiyle iş birliğini kolaylaştırabilir. Ancak İran'a yakın milislerin tamamen devre dışı kalması halinde bölgesel güç dengesi değişebilir. Türkiye, bu süreci dikkatle izlemeli ve Irak'ın toprak bütünlüğü ile istikrarını destekleyen politikasını sürdürmelidir.