Irak Başbakanı Ali el-Zaidi, temmuz ayının ortasında ABD Başkanı Donald Trump'ın daveti üzerine Washington'ı ziyaret edecek. Irak hükümet sözcüsü tarafından 16 Haziran'da Bağdat'ta yapılan açıklamaya göre, ziyaretin ana gündem maddesi iki ülke arasındaki ekonomik, ticari ve yatırım iş birliğini derinleştirmek olacak. Sözcü, bu görüşmelerin Irak'ın yeniden imarı ve istikrarı için hayati önem taşıdığını vurguladı.
Ziyaretin Arka Planı ve Beklentiler
Irak Başbakanı Ali el-Zaidi'nin Washington ziyareti, iki ülke arasında son yıllarda dalgalı bir seyir izleyen ilişkilerde yeni bir sayfa açma potansiyeli taşıyor. 2011'de ABD'nin Irak'tan askerlerini çekmesinin ardından, özellikle 2014'te IŞİD'in yükselişiyle yeniden şekillenen güvenlik iş birliği, zamanla ekonomik ve diplomatik boyutlara evrildi. Zaidi yönetimi, ABD'nin Irak'taki en büyük yatırımcılardan biri olmasını ve ülkenin petrol dışı sektörlerine yönelik Amerikan sermayesini çekmeyi hedefliyor. Ziyaret sırasında enerji, altyapı, sağlık ve eğitim gibi alanlarda yeni anlaşmaların imzalanması bekleniyor.
Irak Dışişleri Bakanlığı kaynaklarına göre, görüşmelerde ayrıca Irak'ın Uluslararası Para Fonu ve Dünya Bankası nezdindeki borç yapılandırma süreci de ele alınacak. Irak'ın 2025 bütçesinde öngörülen 150 milyar dolarlık kalkınma harcamasının finansmanı için ABD'nin desteği kritik önemde. Öte yandan, Washington yönetimi, İran'ın Irak üzerindeki nüfuzunu azaltma stratejisi kapsamında Bağdat'la ticari bağları güçlendirmeye özel önem veriyor. Bu bağlamda, Irak'ın ABD'den doğalgaz ve elektrik ithalatını artırması, enerji bağımlılığını çeşitlendirme amacı taşıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Irak Başbakanı'nın Washington ziyareti, Ortadoğu'da değişen güç dengeleri açısından da önemli bir gösterge. ABD'nin bölgeden askeri olarak çekilme sinyalleri verdiği bir dönemde, ekonomik angajman yoluyla nüfuzunu sürdürme çabası olarak yorumlanıyor. Ziyaret, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkelerinin Irak'a yönelik yatırım hamleleriyle de paralellik gösteriyor. Öte yandan, İran'ın Irak'taki siyasi ve ekonomik nüfuzuna karşı bir denge unsuru olarak ABD'nin Irak'ı yalnız bırakmama iradesini yansıtıyor.
Ziyaretin bir diğer önemli boyutu, ABD'nin Irak'taki enerji sektörüne yönelik ilgisi. Irak, dünyanın en büyük ham petrol rezervlerine sahip ülkelerinden biri olmasına rağmen, rafineri kapasitesi ve doğalgaz altyapısı yetersiz. ABD firmaları, Irak'ta doğalgaz arama ve işleme projelerinde söz sahibi olmak istiyor. Görüşmelerde, ExxonMobil ve Chevron gibi enerji devlerinin Irak'taki yatırımlarının genişletilmesi de masaya yatırılacak.
Irak'ın OPEC+ içindeki konumu da ziyaretin gündeminde. Ülke, üretim kotasına uyum konusunda zaman zaman zorlansa da, küresel petrol piyasalarının dengelenmesinde kilit rol oynuyor. ABD yönetimi, Irak'ın üretim politikalarını yakından takip ediyor ve Washington görüşmelerinde bu konunun da ele alınması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Irak Başbakanı'nın Washington ziyareti, Türkiye'nin Irak politikası açısından dolaylı fakat önemli sonuçlar doğurabilir. ABD'nin Irak'ta artan ekonomik varlığı, Türkiye'nin Kuzey Irak'taki ticari ve enerji projeleri üzerinde rekabet baskısı yaratabilir. Özellikle Kerkük-Ceyhan Petrol Boru Hattı'nın geleceği ve Irak'ın kuzeyindeki enerji yatırımları, ABD ile Türkiye arasında bir iş birliği ya da rekabet alanı olabilir. Ayrıca, Irak'ın İran'a bağımlılığını azaltma çabaları, Türkiye'nin Irak'la enerji ve ticaret ilişkilerini derinleştirme fırsatlarını artırabilir. Ankara, Washington-Bağdat yakınlaşmasını yakından izlerken, kendi Irak stratejisini bu yeni dengeye göre şekillendirmek zorunda kalabilir.