İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bağayi, Pazartesi günü yaptığı açıklamada, İran'ın ABD ile müzakere arayışında olmadığını ancak taraflar arasında devam eden dolaylı görüşmelerin de bulunmadığını belirtti. Bağayi, haftalık basın toplantısında, "Şu anda ABD ile müzakere söz konusu değil" ifadelerini kullandı. Bu açıklama, Washington ile Tahran arasındaki nükleer müzakerelerin uzun süredir durma noktasında olduğu bir dönemde geldi.
Görüşmelerin Durma Noktası ve Arka Planı
İran ile ABD arasındaki son kapsamlı müzakereler, 2015 nükleer anlaşması olarak bilinen Kapsamlı Ortak Eylem Planı çerçevesinde yürütülmüştü. Ancak 2018'de dönemin ABD Başkanı Donald Trump'ın anlaşmadan tek taraflı çekilmesi ve yaptırımları yeniden uygulamaya başlamasıyla süreç çıkmaza girdi. Joe Biden yönetimi göreve geldikten sonra anlaşmaya dönüş sinyali vermiş, ancak müzakereler 2022'de kesilmişti. Bağayi'nin açıklaması, İran'ın yeni müzakere masası kurma konusunda isteksiz olduğunu ve mevcut koşullarda diplomasiye sıcak bakmadığını gösteriyor.
İranlı yetkililer daha önce de ABD'nin güvenilir bir müzakere ortağı olmadığını ve yaptırımların kaldırılması için somut adımlar atılması gerektiğini vurgulamıştı. Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan da geçtiğimiz aylarda yaptığı açıklamalarda, müzakere kapısının kapalı olmadığını ancak "eşit koşullar" altında görüşmeye hazır olduklarını belirtmişti. Ancak Bağayi'nin son sözleri, bu kapının şimdilik aralık olmadığını ortaya koyuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu açıklama, İran'ın nükleer programının ilerlediği ve uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin arttığı bir döneme denk geldi. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın (UAEA) son raporlarına göre, İran %60'a kadar zenginleştirilmiş uranyum üretiyor; bu oran silah yapımına yakın bir seviye olarak değerlendiriliyor. Batılı ülkeler, İran'ın nükleer programı konusunda endişelerini dile getirirken, yeni bir müzakerenin başlamaması bölgedeki gerilimi artırıyor.
Uzmanlar, İran'ın bu tutumunun, ABD'nin bölgedeki müttefikleri olan İsrail ve Suudi Arabistan'ı da yakından ilgilendirdiğini belirtiyor. Özellikle İsrail, İran'ın nükleer tesislerine yönelik askeri seçenekleri masada tutarken, ABD'nin diplomatik kanalları zorlaması bekleniyor. Bağayi'nin açıklaması, bu bağlamda taraflar arasındaki güven bunalımının ne kadar derin olduğunu gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran ile ABD arasındaki müzakerelerin başlamaması, Türkiye'nin komşusu olan İran'daki istikrarı doğrudan etkileyecek bir gelişmedir. Türkiye, enerji ihtiyacının önemli bir kısmını İran'dan karşılamakta ve iki ülke arasında ekonomik iş birliği devam etmektedir. Olası bir kriz, enerji arzını ve bölgesel ticareti olumsuz etkileyebilir. Ayrıca Türkiye, İran'ın nükleer programı konusunda barışçıl çözümden yana olduğunu sık sık dile getirmiş ve bölgesel istikrar için diyaloğun önemini vurgulamıştır. Bu nedenle, müzakerelerin başlamaması Türkiye'nin arabuluculuk çabalarını zayıflatabilir ve bölgede yeni bir istikrarsızlık dalgası yaratma riskini artırabilir.