Çad, Pazartesi günü Uluslararası Ceza Mahkemesi'nden (UCM) çekilme niyetini açıklayan en son ülke oldu. Çad hükümeti, mahkemenin etkinliğinin "sınırlı ve dengesiz" olduğunu ve faaliyetlerinin Afrika'ya odaklandığını belirterek kararını gerekçelendirdi. Bu adım, Venezuela ve Burkina Faso'nun ardından geldi ve uluslararası toplumda geniş yankı uyandırdı.
Çad'ın Kararının Arka Planı
Çad Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, UCM'nin kuruluş amacından saptığı ve adaletin küresel ölçekte eşit şekilde uygulanmadığı vurgulandı. Açıklamada, "Mahkeme, faaliyetlerini büyük ölçüde Afrika ülkelerine yöneltmiş, diğer bölgelerdeki suçlara karşı gereken duyarlılığı göstermemiştir" ifadelerine yer verildi. Çad yönetimi, bu kararın egemenlik haklarının bir gereği olduğunu ve ülkenin iç hukuk sisteminin yeterli olduğunu savundu.
Çad'ın bu kararı, Afrika ülkeleri arasında UCM'ye yönelik artan hoşnutsuzluğun bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Daha önce Güney Afrika, Burundi ve Gambiya gibi ülkeler de benzer gerekçelerle mahkemeden çekilme sinyali vermiş, ancak bazıları süreci geri çevirmişti. UCM, kurulduğu 2002 yılından bu yana özellikle Afrika'daki çatışma bölgelerinde işlenen savaş suçları ve insanlık suçlarıyla ilgili soruşturmalar yürütüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Çad'ın çekilme kararı, Sahra Altı Afrika'daki istikrarsız bölgelerde adalet arayışını olumsuz etkileyebilir. Ülke, Boko Haram ve diğer silahlı gruplarla mücadelede önemli bir aktör konumunda. UCM'nin bölgedeki etkisinin azalması, savaş suçlularının yargısız kalması riskini artırabilir.
Öte yandan, bu gelişme uluslararası hukukun evrenselliği ilkesine darbe vuran bir adım olarak yorumlanıyor. UCM, 123 ülkenin taraf olduğu Roma Statüsü ile kurulmuş bağımsız bir mahkeme. Afrika ülkelerinin çekilme dalgası, mahkemenin meşruiyetini ve işleyişini sorgulatan önemli bir meydan okuma olarak görülüyor. Rusya'nın 2016'da, ABD'nin ise 2020'de yaptırım uygulaması ve Çin'in taraf olmaması, UCM'nin küresel nüfuzunu sınırlandıran diğer faktörler arasında.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, UCM'ye taraf ülkeler arasında yer almıyor ve bu konudaki tutumunu uzun süredir "ulusal egemenliğin önceliği" çerçevesinde açıklıyor. Çad'ın çekilme kararı, Türkiye'nin uluslararası hukuka yaklaşımıyla örtüşen bir gelişme olarak değerlendirilebilir. Ancak Türkiye, Afrika'da artan diplomatik ve ekonomik nüfuzunu kullanarak, bölge ülkeleriyle iş birliğini güçlendirmeye çalışıyor. Bu bağlamda, Çad'ın kararı Türkiye'nin Afrika açılımı politikası açısından yeni fırsatlar sunabilir. Öte yandan, uluslararası ceza adaletinin zayıflaması, küresel istikrarı tehdit edebilir ve Türkiye'nin terörle mücadele gibi konularda uluslararası iş birliğini olumsuz etkileyebilir.