Irak hükümeti, ABD'nin İran havayollarına yönelik yasağından muafiyet talep ediyor. Bu hafta Irak'taki tüm havalimanlarında uygulanan yasak, İran uçuşlarının ana varış noktası olan Necef'te ciddi aksamalara yol açtı. Bağdat yönetimi, yasağın kutsal şehir Necef'e yapılan İran uçuşlarını olumsuz etkilediğini ve bunun dini ve insani sonuçları olabileceğini belirtiyor.
Yasağın Arka Planı ve Irak Üzerindeki Etkileri
ABD'nin İran havayollarına yönelik yasağı, Washington'un Tahran'a uyguladığı yaptırımların bir parçası olarak uzun süredir yürürlükte. Ancak bu hafta Irak'taki tüm havalimanlarının yasağı tam olarak uygulamaya başlaması, Irak'ta beklenmedik bir krize neden oldu. Özellikle İran'dan Necef'e düzenlenen ve Şii kutsal mekanlarını ziyaret eden binlerce yolcuyu taşıyan uçuşlar durduruldu. Necef Havalimanı, İran'dan Irak'a gelen uçuşların ana kapısı konumunda ve yasağın ardından havalimanında büyük kuyruklar ve uçuş iptalleri yaşandı.
Irak Sivil Havacılık Otoritesi, yasağın uygulanmasının ardından İran havayollarına ait uçakların Irak hava sahasını kullanmasının yasaklandığını duyurdu. Bu karar, İran ile Irak arasındaki havacılık bağlantısını fiilen kesintiye uğrattı. Irak Ulaştırma Bakanlığı yetkilileri, yasağın ekonomik ve insani maliyetlerinin yüksek olduğunu ve muafiyet sağlanması için ABD'li yetkililerle görüşmelerin sürdüğünü belirtti.
Necef Valiliği'nden yapılan açıklamada, havalimanında mahsur kalan yolcuların durumunun endişe verici olduğu ve özellikle yaşlı ve hasta ziyaretçilerin mağdur olduğu ifade edildi. İran'a ait Mahan Air ve diğer şirketlerin seferleri iptal edilirken, Irak Havayolları da İran'a uçuşlarını durdurmak zorunda kaldı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'nin İran'a yönelik yaptırımları, 2018'de Washington'un nükleer anlaşmadan çekilmesinin ardından yeniden uygulanmaya başlanmıştı. Bu yaptırımlar, İran havayollarının uluslararası finans ve havacılık sistemine erişimini kısıtlıyor. Ancak Irak gibi İran ile güçlü dini, ticari ve kültürel bağları olan ülkeler, yaptırımların kendilerini de olumsuz etkilediğini savunuyor. Irak, İran ile ABD arasında denge politikası izlemeye çalışırken, bir yandan da kendi içinde Şii nüfusun yoğun olduğu bölgelerde İran'a yönelik kısıtlamaların halk tepkisine yol açmasından endişe ediyor.
Uzmanlar, ABD'nin Irak'a muafiyet tanımasının zor olabileceğini, çünkü bunun yaptırım rejiminde bir delik açacağını belirtiyor. Ancak Irak'ın stratejik konumu ve İran ile olan kaçınılmaz bağları göz önüne alındığında, Washington'un bazı insani istisnalar tanıyabileceği de konuşuluyor. Bu gelişme, ABD'nin Ortadoğu'daki müttefikleriyle ilişkilerinde denge arayışının bir yansıması olarak görülüyor.
Öte yandan İran, yasağı "insan hakları ihlali" olarak nitelendirerek uluslararası topluma tepki gösterdi. Tahran, Irak'a yapılan uçuşların özellikle dini turizm açısından hayati olduğunu ve yasağın yüz binlerce kişiyi mağdur ettiğini savunuyor. İran Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin bu adımının bölgede gerilimi artıracağı uyarısında bulundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Irak'ın ABD yaptırımlarından muafiyet talebi, Türkiye'nin bölgesel denklemdeki konumunu yakından ilgilendiriyor. Türkiye, uzun süredir İran'a yönelik tek taraflı yaptırımlara mesafeli duruyor ve komşusuyla ticari ve enerji ilişkilerini sürdürüyor. Bu gelişme, ABD'nin yaptırımlarının bölgesel müttefikler üzerindeki etkisini gösterirken, Türkiye'nin Irak ve İran ile olan havacılık ve ticaret bağlantıları açısından da dikkatle izlenmesi gereken bir süreç. Türk havayolları, İran ve Irak arasındaki uçuşlarda transit rol üstlenebilir; ayrıca Türkiye, benzer bir muafiyet baskısıyla karşılaşabilir. Bölgesel istikrar ve enerji güvenliği açısından Ankara'nın tutumu belirleyici olacak.