ABD'de intihar oranları son yıllarda kaydedilen ilerlemeyle düşüş eğilimine girmişken, bu başarıyı mümkün kılan iş gücü, programlar ve altyapı bütçe kesintileri nedeniyle tehdit altında. Uzmanlar ve aktivistler, bu hayati hizmetlere yönelik kesintilerin durdurulması çağrısı yapıyor. Ülkede 2022 yılında 49.000'den fazla kişi intihar sonucu hayatını kaybetti, ancak 2023 sonu itibarıyla oranlarda yüzde 3'lük bir düşüş görüldü. Bu düşüşte, kriz müdahale hatları, okul temelli ruh sağlığı programları ve toplum destek ağları gibi girişimlerin etkili olduğu belirtiliyor.
Arka Plan: İntihar Önleme Çalışmaları ve Tehdit Altındaki Finansman
ABD'de intihar önleme çalışmaları, özellikle gençler arasında artan intihar vakalarına karşı 2019'dan bu yana yoğunlaştırılmıştı. Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü'nün (NIMH) verilerine göre, 2021 yılında 12-17 yaş arası gençlerde intihar girişimlerinde yüzde 4'lük bir artış kaydedilmişti. Buna karşılık, federal düzeyde 988 Acil Kriz Hattı kuruldu ve okullara yönelik ruh sağlığı eğitim programları genişletildi. Ancak şu anda, bu ilerlemeyi sağlayan kritik bileşenler - kriz danışmanları, sıcak hat çalışanları ve toplum temelli kuruluşlar - ciddi bütçe kesintileriyle karşı karşıya. Örneğin, Kriz Metin Hattı'nın (Crisis Text Line) hükümet sözleşmelerinde yüzde 30'a varan kesintiler yaşandığı bildiriliyor. Bu durum, binlerce gönüllü ve profesyonelin işini kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğu anlamına geliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Ekonomik Belirsizlik ve Ruh Sağlığı Krizinin Yaygınlaşması
Bütçe kesintileri yalnızca ABD'yle sınırlı değil. Küresel ekonomik belirsizlik, birçok ülkede sağlık ve ruh sağlığı hizmetlerine ayrılan kaynakların azalmasına yol açıyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre, intihar her yıl dünya genelinde 700.000'den fazla kişinin ölümüne neden oluyor. Salgın sonrası dönemde ruh sağlığı sorunlarında yaşanan artış, bu alandaki yatırımların önemini daha da artırmıştı. Ancak birçok hükümet, artan borç yüküyle başa çıkmak için sağlık bütçelerinde kısıntıya gitmek zorunda kalıyor. ABD'de yaşanan bu durum, benzer politikalar izleyen diğer gelişmiş ülkeler için de bir uyarı niteliği taşıyor. Uzmanlar, intihar önleme çalışmalarında elde edilen kazanımların korunması için sürekli ve istikrarlı finansmanın şart olduğunu vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de intihar oranları, özellikle genç nüfus arasında son yıllarda artış eğilimi göstermektedir. ABD'deki bütçe kesintilerinin yol açtığı tehdit, Türkiye için de önemli bir ders niteliğindedir: Ruh sağlığı hizmetleri ve kriz müdahale programlarına yapılan yatırım, sadece kısa vadeli bir çözüm değil, sürekli bir taahhüt gerektirir. Türkiye, Sağlık Bakanlığı'nın 2023-2027 Stratejik Planı'nda ruh sağlığı hizmetlerini önceliklendirmiş olsa da, uygulamada bütçe ve personel yetersizliği yaşanmaktadır. Bu nedenle, ABD örneği, kaynakların etkin kullanımı ve sürdürülebilir finansmanın önemini bir kez daha hatırlatmaktadır.