Intel Corporation, Apple ile yaptığı yeni bir yapay zeka çipi tedarik anlaşmasının ardından hisselerinde yükselişe geçti. Bloomberg Open Interest programında Matt Miller ve Dani Burger'ın sunduğu habere göre, ABD'li çip üreticisi, yerli üretim yapay zeka çipleri konusunda önemli bir adım atarak "Made in America" vizyonunu güçlendirdi. Aynı gün içinde, eski Fed üyesi Kevin Warsh'ın merkez bankası başkanlığı için sürpriz bir aday olarak gündeme gelmesi piyasalarda dalgalanmaya yol açtı. Trump yönetiminin İran'la yeniden müzakere masasına oturması ise Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimi azaltarak petrol piyasalarını etkiledi.
Gelişmenin arka planı
Intel'in Apple ile yaptığı anlaşma, şirketin yapay zeka alanında yeni bir döneme girdiğinin işareti olarak yorumlanıyor. Uzun süredir çip üretiminde zorluklar yaşayan Intel, ABD'de üretilen özel yapay zeka çiplerini Apple'ın cihazlarında kullanılmak üzere tedarik edecek. Bu ortaklık, Çin'in çip üretimindeki bağımlılığını azaltmayı hedefleyen ABD'nin ulusal güvenlik politikalarıyla da örtüşüyor. Hisselerdeki yükseliş, yatırımcıların Intel'in toparlanma potansiyeline olan güvenini artırdı.
Bu gelişme, aynı anda birden fazla ekonomik olayın yaşandığı bir günde gerçekleşti. ABD Merkez Bankası'nda Kevin Warsh'ın adı başkanlık için geçince piyasalarda tedirginlik yarattı. Warsh'ın sıkı para politikası yanlısı olduğu biliniyor ve bu durum faiz indirimi beklentilerini zayıflattı. Trump yönetiminin İran'la yeniden nükleer müzakerelere başlaması ise Hürmüz Boğazı'ndaki tansiyonu düşürerek petrol fiyatlarını aşağı çekti.
Bölgesel ve küresel boyut
Intel-Apple anlaşması, yalnızca şirketler bazında değil, küresel tedarik zincirleri açısından da önem taşıyor. ABD'nin yarı iletken üretimini teşvik eden CHIPS Yasası ile desteklenen bu tür hamleler, Çin'in teknolojik bağımlılığına karşı bir denge unsuru oluşturuyor. Öte yandan, İran ile yapılan anlaşma, Körfez ülkelerini rahatlatsa da, İsrail ve Suudi Arabistan gibi bölgesel aktörlerin tepkisine neden olabilir. Warsh'ın Fed başkanlığı ihtimali ise gelişen piyasalardan sermaye çıkışı riskini beraberinde getiriyor ve doların güçlenmesine yol açıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişmeler Türkiye ekonomisini doğrudan etkileyebilecek unsurlar içeriyor. Petrol fiyatlarının düşmesi, enerji ithalatçısı olan Türkiye için maliyet avantajı sağlarken, Fed'in sıkılaşma ihtimali Türk lirası üzerinde baskı yaratabilir. Intel-Apple anlaşmasının küresel çip arzını artırması, Türkiye'nin teknoloji ithalatını kolaylaştırabilir. Ancak, jeopolitik riskler devam ediyor; İran ile ABD arasında varılacak bir anlaşma, Türkiye'nin enerji güvenliğini ve bölgesel ticaretini olumlu yönde etkileyebilir.