WASHINGTON, 18 Haziran — ABD Başkanı Donald Trump'ın İran savaşını sona erdirmek için imzaladığı geçici anlaşma, kendi partisinden bazı Cumhuriyetçilerin sert kamuoyu eleştirilerine hedef oldu. Anlaşmanın kopyaları Perşembe günü Capitol Hill'de dolaşıma girerken, muhalefet giderek büyüyor.
Gelişmenin Arka Planı
Başkan Trump, hafta başında İran ile varılan 'geçici anlaşmayı' duyurarak üç yıldır süren silahlı çatışmayı durdurmayı hedeflediğini açıklamıştı. Ancak anlaşma metninin detayları ortaya çıktıkça, özellikle Cumhuriyetçi cepheden gelen tepkiler giderek sertleşiyor.
Senato Dış İlişkiler Komitesi üyesi ve Trump'ın sert eleştirmeni olan Cumhuriyetçi Senatör Tom Cotton, 'Bu anlaşma Amerikan çıkarlarını korumak yerine İran'a taviz veriyor' dedi. Cotton, anlaşmanın İran'ın nükleer faaliyetlerine sınırlama getirmediğini ve bölgesel milis güçlerini elinde tutmasına izin verdiğini iddia etti.
Anlaşma metninin gizli maddeler içerdiği yönündeki iddialar da tartışmaları alevlendirdi. Beyaz Saray sözcüsü ise anlaşmanın şeffaf olduğunu ve Kongre'nin incelemesine açık olduğunu belirtti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İran anlaşması sadece ABD iç siyasetinde değil, bölgesel dengelerde de önemli yansımalar yaratıyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Amerikan müttefikleri, anlaşmanın İran'ın bölgesel nüfuzunu artırmasından endişe ediyor. İsrail ise anlaşmayı 'İran'ın nükleer silah elde etmesine izin verecek bir hata' olarak nitelendirdi.
Rusya ve Çin'in anlaşmayı memnuniyetle karşılaması ise küresel güç dengelerinde bir değişime işaret ediyor. Özellikle Moskova, Tahran'la yakın ilişkilerini kullanarak anlaşma sürecinde etkili bir rol oynadı.
Uzmanlar, anlaşmanın ABD'nin Ortadoğu'daki askeri varlığını azaltması halinde bölgede boşluk oluşabileceği ve bunun da yeni çatışmalara yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran'la yapılacak olası bir anlaşma, Türkiye'nin enerji güvenliği ve komşuluk ilişkileri açısından kritik öneme sahip. Türkiye, İran'dan doğalgaz ithal ediyor ve iki ülke arasındaki ticaret hacmi anlaşmanın sağladığı istikrarla artabilir. Ancak ABD'nin İran'a yönelik yaptırımları ve anlaşmanın uygulanma biçimi, Türkiye'nin İran'la olan ekonomik ilişkilerini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, anlaşma sonrası bölgede oluşacak yeni güç dengesi, Türkiye'nin Suriye ve Irak politikalarını doğrudan etkileyecektir. Türkiye, İran'ın bölgesel nüfuzunun artmasından endişe duyarken, aynı zamanda enerji ve ticaret alanında işbirliğini sürdürmek istiyor.